YUNAN OYUNLARI
|
|
Bir süre önce bazı yerli ve yabancı
sözde bilim adamları Doğu Karadeniz'in Doğusundaki bazı ilçelerimize ve
köylerimize gelerek insanlarımızdan kan örnekleri alıp tahlil ederek, sözde
genlerinden kökenlerini tespit etmeye çalıştılar. Çağımızda hala, en adi
kafatasçı ırkçılığın simgesi olan Hitler'e dahi rahmet okutacak bu tür
davranışlar görülebilmektedir. Peki bu davranışın bilimle veya bilim
adamlığı ile ne ilgisi olabilir? Elbette doğru dürüst bir bilim insanı böyle
saçmalıklara pabuç bırakmaz. Ama yabancı güçlerin vereceği üç kuruşa tenezzül
eden şahsiyetsiz birileri bu tür yollara başvurur ve sonra da kendisini
kiralayanların istediği şeyi, "tahlil sonucu" diye açıklarlar. İşte bu araştırmanın sonunda, Lazların
sözde "Rum" oldukları ortaya çıkmışmış. Bu araştırmanın tamamen bir
mizansenden ibaret olduğu ve Türkiye üzerine oynanan oyunların bir
parçasından başka bir şey olmadığı, aşağıdaki bilgilerden sonra daha da iyi
anlaşılacaktır. Yorgo Andreadis ve Lazca Yorgo
Andreadis adlı kişi, Karadeniz'deki eski Rumların hikayeleri ile ilgili çok
sayıda kitap yazmış ve Yunanistan'da Pontus meselesini ayakta tutmaya
çalışmış birisidir. Yazdıkları tamamen hayallerle süslenmiş ve tarihi
bilgilere hiç sadık kalınmamıştır. Bu
kişinin yazdığı "Gizli Din Taşıyanlar" adlı kitap, diğer kitapları
gibi Türkçe'ye çevrildi ve Belge yayınları tarafından yayınlandı. Bu kitapta
Gümüşhane'ye yakın Kromni bölgesinde dış görünüşte Müslüman, gerçekte ise
Hıristiyan hayatı yaşayan insanlardan bahsediliyor. Sonunda, Osmanlı'nın son
dönemindeki Islahat hareketleri ile verilen özgürlüklerden istifade ile
bunların Hıristiyanlıklarını açıkladıklarını, bir kısmının Rus askerlerinin
geri çekilmesi esnasında onlarla beraber gittiklerini, ve nihayetinde
hepsinin Bölgeyi terk ettiklerini yazıyor. Bizim
konu etmek istediğimiz ise, bu kitabın 13. sayfasında geçen bir paragraf.
Aynen şöyle diyor yazar: "Birbirleriyle Lazca, başka bir deyişle Rumca (Romeika)
konuşuyorlardı. Bölgede kök salmış Türk memurlar ve ailelerinin durumu da
aynıydı. İkinci ve üçüncü nesil Lazca konuşuyordu ve Türk diline önem
vermiyordu." Burada
açıkça Lazca ile Rumca birbirine karıştırılarak Lazların Rum oldukları gibi
bir intiba verilmeye çalışılıyor. "Lazca, bir başka deyişle Rumca" diyebilecek
kadar Pervasız bir tavırla hareket eden Yunanlı Yorgo Andreadis, aklı sıra
bütün Karadeniz'i Rum göstererek bu bölgede ileride bir Yunan hakimiyetinin
temellerini atmaya çalışıyor olmalı. Konstantinos Siranidis'in E-Posta Mesajı Bir süre önce Yunanlı Konstantin
Siranidis adlı şahıstan bir e-posta mesajı aldım. Bir süreden beri pontus
meselesini kaşımaya çalıştıklarını bildiğimden kendisine cevap vermedim. Ama
e-posta mesajını her ihtimale karşı sakladım. Aşağıda Türkçe ve İngilizce tam
metnini verdiğim mesajda, Hopa civarında güya büyükbabasının köyünü arıyor.
Hiç bir bilgi elde edemediğini söylerken, diğer taraftan ismini verdiği köyün
eski ve yeni adlarını arka arkaya sıralamayı ihmal etmiyor. Siranidis'in yapmak istediği, Lazların
Rum olduğu intibaını vermek için Hopa gibi Lazlarla meskün bir yerde
öğrendiği bir iki köy ismini kullanarak kafaları karıştırmaktan başka bir şey
değildir. Bu konularda Yunanistan İstihbarat Teşkilatı çalışma yaptığı gibi,
bazı eski tüfek Marksistler de gönüllü olarak bunlara yardım ve yardakçılık ederek
bilgi veriyorlar. Bu sebeple verdikleri bir-iki köy ismi sebebiyle onlara
zerre kadar dahi inanmamak gerekir. İşte Yunanlı Siranidis'in mektubu: Sevgili
webmaster Benim
adım Konstantin Siranidis. Ben pontuslu bir Rum'um ve şu anda İsveç'te
yaşıyorum. Ben
büyükbabamların köyü hakkında bilgi edinmeye çalışıyorum. Hopa bölgesinde
kurulmuştu ve ismi "Apousta" idi. Zannedersem bu isim şimdi
"Esenkıyı" şeklinde değiştirildi. Bana bu köye ait biraz tarihi
bilgi, resimler ve internet bağlantıları gönderebilirseniz, çok çok çok
sevineceğim. Hemen her şey Türkçe olduğu için bir şey bulmam hemen hemen
imkansız gibidir. Çok
teşekkürler /Konstantinos Mesajın orijinal İngilizcesi: (Dear webmaster My name is Constantine Siranidis, I am a Greek pontian and
I'm living now in Sweden. Burslu Öğrenciler Yunanistan'ın
da Suriye'nin Hatay ilimize uyguladığı taktiğin benzerini uygulayarak, Doğu
Karadeniz'den istediği gibi kullanmak üzere yetiştirmek için gençlere
Yunanistan'da üniversite tahsili imkanı sağladığı ve onlara burs verdiği
öğrenildi. Maalesef bu Yunan oyununa kanarak Yunanistan'a tahsile giden
gençlerin mevcut olduğu bildiriliyor. Yeni
Düşünce Dergisi'nin 29 Aralık 2000 - 4 Ocak 2001 tarih ve 2001/01 no.lu
sayısında isim verilerek Yunanistan'a burslu öğrenci olarak giden gençlerden
bahsediliyor. Ömer Hayali'nin yaptığı açıklamaya göre Tonya Sayraç'tan Osman
Kara ve Adil Kara, Çaykara'dan Recai Yıldız, Sürmene'den Veysel Bayraktar
Atina ve Selanik gibi şehirlerde yüksek öğrenim amacıyla götürülmüşlerdir. Yeni
Hayat Dergisi'nin 55. sayısında ise Dr. Necip Hablemitoğlu imzasıyla
yayınlanan yazıda şunlar ifade ediliyor: "Yunanistan’da da Laz
kimliğini kabul eden yaklaşık 300 Türk vatandaşının burslu olarak üniversite
eğitimi aldığına ilişkin duyumlar gelmektedir." Böylesine büyük bir
rakama ulaşsaydı şimdiye kadar halkın tepkisini çekerdi diye düşünsek de,
içerdiği büyük tehlikeler bakımından konuyu ciddiye almak gerekir. Türkiye'nin
çimentosu olmakla övünen, ülkesine ve milletine sonuna kadar bağlı, inançlı
ve imanlı Karadenizlilere bu türden oyunlar asla etkili olamayacaktır.
Yunanlılar, PKK ile başaramadıkları gibi, Pontus hikayesiyle de Türkiye'yi
bölmeyi başaramayacaklardır. |
|
|
|