PONTOS TÜRKTÜR

Haşim ALBAYRAK


 

 

Son günlerde başlayan tartışmalar sonucu ortaya bir Pontos meselesi çıktığı aşikardır. Bu doğrultuda çeşitli görüşleri çeşitli kesimler ortaya atmakta Karadeniz halkı üzerinde çeşitli spekülasyonlar çıkmaktadır. Bu noktada benimde bazı görüşlerim olacaktır. Dikkate alırsanız ve bana da söz düşerse sevinerek söz alırım.

Önce kendimden bahsetmeliyim. Ben Trabzon Of 1958 doğumlu Haşim Albayrak. Of Çaykara ve Trabzon konularında araştırmaları kitapları makaleleri olan tarih öğretmeni ve spor yönetimi alanında yüksek lisans yapmış biriyim. Halen İstanbul Cumhuriyet Eğitim Müzesi Müdürüyüm . Yüksek lisans tez konum Trabzon’da etnografik ve sosyolojik yapı ile ilgili. Gerekirse size aktarabilirim.

Benim düşüncelerim şunlardır.

1-Şahsi kanıma göre gündeme getirilmek istenen konu öncelikle Pontos kültürü adının gündeme getirilmesidir. Fakat konu ile ilgili olmayanlar Pontos kültürü=Rum kültürü şeklinde düşünmektedir. Bu durum ise Karadenizli olmayanları kökü nereden gelirse gelsin Karadenizlileri Rum olarak görmeye başlama sonucunu doğurmaktadır. Gerçekte insanın kökü ve geçmişi ne olursa olsun kendisini hali hazırda ne olarak gördüğüdür. İnancım odur ki Karadeniz halkı bu konuda çok duyarlı ve kendilerini geçmişleri ve kültürleri ne olursa olsun Türk olarak gördükleridir. Her ne kadar Yorgo Andriyadis,Karadeniz’de gizli Hıristiyanlar var dese de bu düşünceye katılmıyorum. Öyle olmasaydı Karadenizli Atatürk’ün saflarında 1.Dünya savaşlarında ve Kurtuluş Savaşında savaşmaz ve Türk Bayrağı uğruna ölmezdi. Genelkurmay kayıtlarında adı yeri savaştığı yer ve bölüğü tespit edilenlerden Trabzonlular arasında 1250 civarında şehit adı vermektedir. Bir de savaşa gidip gelmeyenler,kayıplar ve esirler var.

Ruslar Trabzon’u işgale geldiğinde sadece yerel milislerden oluşan yaklaşık 10 000 kişilik milis gurubu Trabzon’u kurtarmaya çalışmıştır. Rus,Ermeni ve Rum işgal,katliam ve baskınlarına karşı Karadenizli etnik yapısına bakmadan mücadele etmiştir. Atatürk,Sakarya Meydan Muharebesinde Trabzonluların mücadelelerinden övgü ile söz eder. Atatürk’ün Muhafız Alayı da Karadenizli değil midir?

2-Pontos kelimesi aslında etnik yapı değildir. Sadece coğrafi bir terimdir. Kelime anlamı olarak deniz kıyısı manasına gelmektedir. Bu söz Yunan asıllı ise Yunanlıların deniz ülkesi olduğu düşünüldüğünde neden Ege denizi,Adriyatik denizi ve sair Yunanlıların Karadeniz’e gelmeden önceki gittikleri yerlerde kullanılmamışta Doğu Karadeniz için kullanılmıştır. Bazı kaynaklarda ise Doğu Karadeniz dağları için kullanılan ad olup daha sonra Doğu Karadeniz bölgesi olarak kullanılmış olduğu belirtilmekte ise de bunun fazla ehemmiyeti yoktur.. Erzurum sözü de arz-ı rum dan gelmedir. Araplar, büyük İslam imparatorlukları döneminde Bizans’ın Doğu Anadoluda’ki en büyük merkezi içi bu sözü kullanmışlardır. Yani Rumların arzı,Rumların merkezi.Rum sözü demek Yunanlı,Helen yada Grek etnik sözleriyle en ufak ilgisi yoktur. Romalı manasında kullanılmıştır. Erzurumlular için nasıl şimdi başka bir etnik kök aramıyorsak Pontos için de aramamalıyız.

3-Pontos sözü için ille de etnik kök aranırsa Pontos=Türk denilebilir. Yalnız burada kelimeyi etnik olarak düşünmemek gerek. Nasıl ki Anadolu içindeki tüm etnik yapıya rağmen Türktür deniliyorsa,nasıl ki Amerika’ya içindeki tüm etnik yapıya rağmen Amerikalı deniliyorsa ve bu bölgelerin insanları kendilerini etnik köklerine bakmadan o yerin halkı olarak görüyor ise Pontos denilen yere de içindeki tüm etnik yapıya rağmen Türk denilmelidir... Velev ki aşağıda iddia edilen bu etnik yapının aslında diğer az sayıdaki etnik kökleri çıkarıldığında ağırlık olarak Türk olduğu ortaya çıkar. Çok kısa olarak bölgenin tarihine bakıldığında;Tarihte Pontos devleti MÖ 63 yılında yıkıldı. Sadece 250 yıl kadar bağımsız kalan bir devlet. Onun dışında bağımsız bir Pontos devleti olmadı.4000 yıllık tarih tablosu içinde 250 yıllık bir tarih bölümünün etkinliği ne olur ki?Buralarda kıyı şeridi hariç her yerde Türk izlerini Müslüman Türkler Karedeniz’e gelmeden önce bulmak mümkündür. Bu konuda benim,Mehmet Bilgin’in,Mahmut Goloğlu’nun çalışmalarına bakmak (*) bu gerçeği ispatlarıyla ortaya koyar. Ancak özetle Anabasis’te Ksenefon, Trabzon şehri etrafında Yunan olmayan çeşitli kavimlerden bahseder. Bunlar büyük ihtimalle İskit asıllı Türklerdir. Pontos devletinin halkı da büyük ihtimalle bu Türklerdir. Ancak kesin olan Yunan asıllı olmadığıdır. Bizans döneminde V.yüzyıldan itibaren Doğu Karadeniz’e çeşitli fasılalarla çok çeşitli Türk boyları Balkanlardan getirilip yurt verilerek yerleştirilmiştir. Bunlar içinde Oğuz, Peçenek, özellikle Kuman,Bulgar, Avar Türkleri izlerini görmek mümkün. Yine aynı şekilde Kafkaslardan yine yurt amacıyla buraya yerleştirilen Hazar, Sibir ve Kafkas kökenli Türklerde Doğu Karadeniz’e yerleştirildiği düşünürse buralarının Türk bölgesi haline dönüştüğü ortaya çıkar. Malazgirt Savaşında Bizans ordusundaki Türkler bu orduya gökten zembille gelip katılmadı. Anadolu’nun değişik yerlerinden ve Balkanlardan gelen Türklerdir. O nedenle Pontos eğer bir bölge ise etnik itibarıyla Türk’tür. Bu Türkler haliyle yaşadığı topraklardaki hakim unsur olan Bizans uygarlığının etkisinde ve kabul ettikleri Hıristiyan dinin etkisinde kalacaklar ve Rumca konuşacaklardır. İnsanların yaşadıkları ülkelerin ve kendilerine hakim olan toplulukların etkisinde kalmalarından doğal ne vardır?Bu insanların yaşadıkları Doğu Karadeniz topraklarında Bizans’tan sonra kurulan Trabzon Rum İmparatorluğu ise Bizans İmparatorluğunun devamıdır. Aynı dönemlerde nasıl ki Büyük Selçuklu İmparatorluğu yıkılmış ve yerine kurulan devletlerden biri olan Anadolu Selçuklu devleti devam ediyorsa ve B.Selçuklu devletinin dil,din,kültür olarak aynen devamını sağlıyorsa Trabzon merkezli Rum İmparatorluğu da Bizans’ın devamı olduğundan Pontos ile ilgisi yoktur. Bu dönemlerde yine Trabzon çevresine Çepni Türkleri yerleşmeye ve buraları yurt edinmeye başladı. Düşünebiliyor musunuz? Trabzon Rum İmparatorluğu’nun topraklarına Müslüman Türkler kolaylıkla yerleşiyor ve bu devlette onları kabul ediyor. Yerleşmelerinde en büyük etken çevrelerinin kendileri gibi Türk olan Hıristiyan ve Rumca konuşan topluluklardır. Onlarda bu Müslüman Türkleri kolaylıkla kabul edebilmiştir.

Bölge,Müslüman Türklerin eline geçtikten sonra kesinlikle asimle olmamıştır. Bütün Türk ve yabancı kaynaklar kabul eder ki Trabzon çevresindeki Müslüman Türleşmesi çok yavaş olmuştur. Of fethedildikten 50 yıl sonra Müslüman Türk oranı %2,5 ve120 yıl sonra Müslüman Türk oranı ancak % 27 civarlarındadır. Bu asimle faaliyetlerinin olmadığını göstermektedir. Asimile faaliyetleri olaydı Yunanistan’ın, Bulgaristan’ın ve Türklerin hakim olduğu Balkanlar ve Ortadoğu ile Kafkaslardaki bütün halklarında Türk olması gerekmektedir. Çünkü Türkler buralara da yüzlerce yıl boyunca hakim olmuştur. Nasıl ki Arnavutlar, Bosnalılar kendiliğinden zorlamasız Müslüman olduysa bu bölgenin halkından ilk yerlileri de kendiliğinden Müslüman olanları olmuştur. Olmayanları da nüfus mübadelesiyle gitmiştir.

Sonuç olarak Pontos denildiğinde aklımıza Doğu Karadenizli Türk gelmelidir. Bu nedenle tarihte sadece bir kez Pontos adıyla da değil Selevkiya Krallığı olarak kurulan Pontos devletine dayalı olarak yöreye denilen Pontos kelimesini etnik olarak düşünmemek gerekir. Pontos bir bölge adıdır ve bu bölge de tarihin hemen her döneminde Türk ağırlıklı halkların yaşadığı yer olarak kalmıştır ve buda Pontos’un Anadolu gibi Türk ülkesi olduğu olduğunu ortaya koymaktadır.

 

(*)Albayrak, Haşim;Of ve Çaykara,1986 Ankara

Bilgin Mehmet;Doğu Karadeniz,2000 Trabzon

Bilgin Mehmet ;Sürmene Tarihi,1990 İstanbul

Goloğlu Mahmut;Trabzon Tarihi,1975 Ankara

 

HAŞİM ALBAYRAK

Eğitimi:

İlk,orta ve lise eğitimini İstanbul Fatih’te okuduktan sonra 1978-1982 yılları arasında Trabzon Yüksek Öğretmen Okulu Tarih Bölümünde lisans tamamladıktan sonra 1992-1994 yılları arasında Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde “Spor Yönetimi” alanında yüksek lisans tamamlayarak Spor Yönetim Bilimleri Uzmanı oldu.1999 dan itibaren Türkiye Futbol Federasyonu’ nda İstanbul Saha Komiserliği yapmaktadır.

Doğma büyüme olarak İstanbul Fatih’te oturur,1982 yılında evlenmiş olup iki kız çocuğu babasıdır.

Mesleki çalışmaları:

Haşim Albayrak 1982 yılında Amasya Endüstri Meslek Lisesi’nde Tarih öğretmeni olarak göreve başladıktan sonra Şubat 1986 itibarıyla aynı okuldaki Teknik Müdür Yardımcısı iken İstanbul Pertevniyal Lisesi Tarih öğretmenliğine başladı.1987 yılından sonra Eyüp Otakçılar Lisesi’ne atandı.1990 yılında askerliğini kısa dönem yaptıktan sonra 1991 yılında Fatih Vatan Lisesi’ne atandı.1996 yılında Fatih Kız Lisesi’nde Tarih öğretmenliğine başlayan Haşim Albayrak,1998 yılında Fatih Halk Eğitim Merkezi Müdür Yardımcılığına getirildi.Aynı yıl kurulmasına başlanan İstanbul Cumhuriyet Eğitim Müzesi Kurucular Kurulu Komisyonunda görev alarak müzenin kurulmasına katkıda bulundu.1999 yılında adı geçen müzenin araştırmacısı olan Haşim Albayrak aynı yılın sonuna doğru müzenin yönetimine getirildi.O tarihten bu yana müze müdürlüğü görevini sürdürmektedir.

Akademik çalışmaları:

1- Haşim Albayrak,Yüksek Lisans sırasında “Trabzonda Sporun Gelişmesinde etkili olan Etnoğrafik Faktörlerin Ortaya Konması adlı 188 sayfalık yüksek lisans tezini 19994 yılında M.Ü. üst kurulunda tez olarak kabul ettirdi.

2-İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün hazırladığı İstanbul Eğitim Belgeseli adlı 587 büyük boy sayfalı kitabın yazı kadrosunda yer alarak kitaptaki yaklaşık 200 sayfalık “eğitim tarihi” bölümünü hazırladı.

Yayınlanmış eserleri:

1-Of ve Çaykara (derleme) 1984 Amasya

2-Of ve Çaykara –1- 1986 yılı Ankara basımı

3-Of ve Çaykara 1991 yılı İstanbul basımı

4-Fıkralarla Konuşan Karadeniz –1- 1992 İstanbul

5-Fıkralarla Konuşan Karadeniz –2- 1996 İstanbul

6-Fıkralarla Konuşan Karadeniz –3- 1997 İstanbul

7-Öztürkçe Karadeniz Fıkraları –1- 1998 İstanbul

8-Öztürkçe Karadeniz Fıkraları -2- 1999 İstanbul

9-Temelsiz Karadeniz Fıkraları –1- 2000 İstanbul

10-Temelsiz Karadeniz Fıkraları –2- 2001 İstanbul