XV. VE XVI. YÜZYILLARDA TRABZON ŞEHRİNDE NÜFUS VE İSKÂN HAREKETLERİ(*)

 

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan(**)

 


 

Bu makalede XV ve XVI. yüzyıllarda Trabzon şehrinin nüfusu ve nüfusun artış ve düşüşüne etki eden iskân hareketleri üzerinde durulacaktır. Kaynaklarımızı başta Trabzon Tahrir Defterleri, Trabzon Şer‘iyye Sicilleri ve öbür arşiv malzemeleri oluşturmaktadır. Yer yer dönemin müverrihlerinin verdikleri bilgilere de başvurulacaktır.

Fetihten sonra Trabzon şehrinin nüfusu ile ilgili bilgi veren ilk arşiv malzemesi 1486 tarihli bi Mufassal Timar Defteri'dir. Bu tarihten önce Trabzon sancağının tahriri yapılmışsa da bu tahrirdeki reaya ve mahsulat hakkında verilen bilgilerin bir kısmı fzla bir kısmı da eksik olduğundan ikinci bir tahririn yapılmasına ihtiyaç duyulmuş ve bunun sonucunda fetihten yirmi beş yıl sonra 828 numaralı Trabzon Mufassal Timar Defteri vücuda getirilmiştir. Bu deftere göre 1486 yılında Trabzon şehrinde bir mahalle ve on dokuz cemaatın oluşturduğu 257 hane, 1 mücerred (bekâr) il birlikte Trabzon kalesinde görevli 203 nefer Müslüman, on beş mahalle ve bir cemaatın oluşturduğu 920 hane, 214 bîve (dul), 61 mücerred ile birlikte 2 hane müsellem yamak ve 6 nefer kale görevlisi hristiyan(1) olmak üzere tahminen 7.575 kişiden oluşan bir nüfis bulunmaktaydı.(2) Nüfusun yaklaşık %27'sini (2.025 kişi) Müslümanlar, %73'ünü de (5.550 kişi) Hristiyanlar oluşturmaktaydı. Müslümanlar kale surlarının çevrelediği alanda yaşarken Hristiyanların büyük bir çoğunluğu kale dışında doğu ve batı mahallelerinde oturmaktaydı.(3)

1520 tarihli İcmal Defteri'ne ve 1515 ilâ 1532 tarihleri arasındaki kayıtları ihtiva eden Timar Sicil Defteri'ne göre Trabzon şehrinde Müslümanlara ait dokuz mahalle ve bir cemaat, Hristiyanlara ait on dört mahalle bulunmaktaydı. Bu yerleşim birimlerinde 201 han ve 195 nefer kale görevlisi Müslümana karşılık; 1084 hane, 148 bîve ve 21 mücerred Hristiyan iskân etmekteydi.(4) Şehrin tahmini nüfusu 7.750 kişi olup bunun yaklaşık %22'sini (1.720 kişi) Müslümanlar, %78'ini de (6.030 kişi) Hristiynlar oluşturuyordu. Hristiyanların büyük çoğunluğu şehrin doğu ve bir kısmı da batısındaki kenar mahallelerde oturur iken Müslümanların ise doğu varoşlarında yeralan bir mahalle ve bir cemaat dışında büyük çoğunluğunun kale surları ile çevrili alanda yaşadıkları tespit edilmektedir.(5)

1554 tarihli Mufassal Tahrir Defteri'nde Müslümanlara ait yirmi beş mahalle ve bir cemaat kaydedilmiştir. Bunların dışında iki ayrı Hristiyan mahallesinde toplam 3 hane Müslüman yaşamaktaydı. Hristiyanlar ise on dokuz mahalleye doğulmışlardı. Bu iskân birimlerinde 574 hane ve 142 mücerred Müslüman, 674 hâne ve 278 mücerred Hristiyan(6) olmak üzere toplam 6525 kişiden oluşan tahmini bir nüfus ikamet etmekteydi. Şehir nüfusunun yaklaşık %46'sı (3.012) Müslümanlardan, %54'ü de (3.513 kişi) Hristiyanlardan oluşmaktaydı. Müslüman nüfusun %31'i kale surları içinde, %35'i batı varoşlarında, %1'i güney varoşlarında iskân ederkenken %3'ünün şehrin hangi kesiminde yaşadığı tespit edilememiştir. Bu tarihte şehirdeki Hristiyan nüfusunun tamamı şehir surları dışında oturmakta olup bunların yaklaşık %76'sı doğu varoşlarında geriye kalanı da batı varoşlarında idi.(7)

1583 tarihli Mufassal Tahrir Defteri'nde yeralan bilgilere göre bu tarihte Müslümanlara ait yirmi sekiz mahalle ve bir cemaat, Hristiyanlara ait yirmi mahalle ve iki topluluk bulunmaktaydı.(8) Bu iskân birimlerinde Müslümanlara ait 1.134 hâne(9) ve 103 nefer kale görevlisi(10), Hristiyanlara ait 980 hane ve 1 mücerred(11) olmak üzere yaklaşık 11.000 kişiden oluşan bir nüfus oturmakta idi. Şehirdeki bu nüfusun yaklaşık %55'ini (6.100) kişi Müslümanlar, %45'ini de (4.900 kişi) Hristiyanlar oluşturuyorrdu. Tahminen 6.100 kişiden oluşan Müslüman nüfusun yaklaşık %24'ü kale surlarının çevrelediği alan olan Ortahisar ve Aşağıhisar'da, %30'u doğu varoşlarında, %40'ı batı varoşlarında, %1'i güney varoşlarında iskân ederken %5'inin şehrin hangi kesiminde oturduğu tespit edilememiştir. 4.900 kişiden oluştuğu tahmin edilen Hristiyan nüfusun %80'i doğu varoşlarında, %18'i batı varoşlarında, geriye kalanı da güney varoşlarında ikamet etmekteydi.(12)

1486'da şehirdeki tahmini Müslüman nüfusu 2.025 kişi iken 1583'te 6.100 kişiye yükelmiştir. 97 yıllık sürede Müslüman nüfusu yaklaşık %20 oranında artmıştır. Zikredilen tarihler arasında Hristiyanların tahmini nüfusu ise 5.550 kişiden 4.901 kişiye düşmüştür. Bu dönemde Hristiyan nüfusu yaklaşık %13 oranında azalmıştır.

Yaklaşık bir yüzyıllık dönemde şehirdeki Müslüman nüfusu %200 artarken Hristiyan nüfusu neden %13 oranında azalmıştır? Şehirdeki Hristiyan nüfusun ihtidası mı söz konusudur?

1486-1583 tarihleri arasında geçen yaklaşık bir yüzyıllık zaman diliminde şehrin Hristiyan ve Müslümanlardan oluşan toplam tahmini nüfusu 7.575 kişiden 11.000 kişiye yükselerek yaklaşık %45 oranında artmıştır. Bu artışın Fernand Braudel'in Akdeniz ülkeleri ve Osmanlı şehirleri için XVI. yüzyıl boyunca %100'lük nüfus artışı görüşüyle(13) pek uyuşmamaktadır. Bunun nedeni nedir? Trabzon şehrinden başka yerlere büyük çaplı bir iskân hareketi mi sözkonusudur ya da büyük bir afet mi yaşanmıştır?

Bu ve buna benzer sorulara cevap vermeden önce fethin öncesinde Trabzon şehrinin nüfusunun ne kadar olduğunun tespiti gerekmektedir.

Trabzon'u 1436-1438 yılları arasında ziyaret eden İspanyol Seyyah Pero Tafur, şehrin nüfusunun yaklaşık 4.000 kişi olduğunu yazmaktadır.(14) Anthoney Bryer, Pero Tafur'un verdiği rakamın az olduğunu ve şehrin nüfusunun XIV. yüzyılda 6.000 kişi olması gerektiğini belirtmektedir. Aynı yazar, Trabzon şehir nüfusunun fetihten önce bir kısım nüfusun kaçmasından dolayı 4.000 veya 5.000 kişiye düşmüş olabileceğinin tahmin edildiğini ifade etmektedir.(15)

Arşiv malzemesinin verdiği verilere göre, fetihten yirmi beş yıl sonra şehirdeki Hristiyan nüfus 5.550 kişiden ibaretti. Hristiyan nüfusun bir bölümünün fetih sırasında İstanbul ve başka yerlere sürgün edildiği gözönüne alınırsa fetihteh önce şehir nüfusunun 6.000 kişiye yakın olduğu yanlış bir tahmin olmaz.

II. Mehmed Han, Trabzon'un fethi akabinde İmparator David'i ailesini, akrabalarını ve ileri gelen yöneticileri ile zenginleri çoluk çocukları ile birlikte İstanbul'a sürdü. Bunların dışında bir kısım halkı İstanbul'a sürdüğü ve bir kısım genci kendi hizmetini görmek üzere saraya aldığı ve bir kısmını da Yeniçerilere dahil ettiği dönemin müverrihlerinin verdiği bilgilerden anlaşılmaktadır.(16) Trabzon şehrinden sürülen gayr-i müslimlere karşılık bir kısım Müslüman Türk de Trabzon'a sürülerek Hristiyanlardan boşaltılan yerlere yerleştirilmiştir.(17) Trabzon şehrinden sürülen Hristiyanlar ve buraya yerleştirilen Müslüman Türklerin sayısı hakkında dönemin müverrihleri kesin bir sayı vermemektedir. Ancak şehirden sürgün edilen gayr-i müslim nüfusun epeyi olduğu anlaşımkaktadır.

Trabzon sancağında ve özellikle Trabzon şehrinde fetihle birlikte dışa ve içe dönük bir sürgün siyasetinin izlendiği dönemin kaynaklarında belirtilmektedir. Ancak kaç hanenin veya kişinin sürgüne tabi tutulduğu hakkında kesin sayı verilmemekte, verilen sayılar da birbiriyle çelişmektedir. Bize bu konuda kesin sayı verecek bir arşiv kaydı da yoktur. Bununla birlikte 1486 tarihli Mufassal Timar Defteri, dışa dönük iskân meselesine kısmen açıklık getirmektedir. Bu defterdeki değişik kayıtlarda Trabzon sancağında fetihten hemen sonra bazı Hristiyan bağ, bahçe ve asiyap sahiplerinin Rumeli'ye ve İstanbul'a II. Mehmed Han, bilahare de Trabzon sancağının ilk sancakbeyleri olduğu düşünülen Kasım Bey ve Umur Bey tarafından sürüldükleri görülmektedir.(18)

1486 tarihli defterde yer alan bilgilere göre fethin hemen ardından İstanbul'a sürülen mülk sahiplerinin kesin sayısı 19 hane olup bunların dışında nice mülklerin bir kaç kâfirin imiş İstanbul'a sürgün olmuşlardır” kaydından anlaşılacağı üzere sayıları kesin olarak bilinmeyen çok sayıda mülk sahibi de İstanbul'a sürülmüştür.(19) Bu cümleden olarak Rumeli'ye Trabzon'dan 58 hâne Hristiyan sipahi sürülmüştür.(20) Trabzon'dan İstanbul ve Rumeli'ye sürülen Hristiyan sipahilerden sayıları kesin olarak bilinenlerin toplamı 77 hanedir. Bunların dışında 11 Kişinin “hain olup kaçtığı”(21), 1 kişinin “Tekvur zamanından beri kayıb olduğu”(22), 2 kişinin “Şeyh” tarafından katledildiği(23), 13 Hristiyan sipahinin de “fevt” olmasından dolayı bunlara ait mülklerin tımara çevrildiği kaydedilmektedir.(24) Bu bilgiler 1515 ve 1583 tarihli Tahrir Defterlerinde de aşağı yukarı olduğu gibi tekrarlanmaktadır.(25) Trabzon sancağından İstanbul ve Rumeli'ye sürülen veya farklı sebeplerle sancağı terk eden Hristiyan mülk sahiplerinin nerede oturduklarına ilişkin kayıtlar bulunmadığından ve bunlara ait mülklerin ve bâgâttan elde edilen şira hisselerinin ayrı ayrı kazalarda bulunmasından dolayı bunların Trabzon şehrinde oturan Tekvur'un görevlileri olduğu düşünülmektedir.

Sürgün edilenlerin aileleriyle birlikte nüfusları yaklaşık olarak 400-500 dolayında idi. Bunların dışında bazı müverrihlere göre 800 (26) ve bazı müverrihlere göre de 1.500 genci(27) Fatih'ih İstanbul'a gönderdiği ve bunlardan başka bir çok kişiyi farklı yerlere sürdüğü düşünülürse, Trabzon şehrinden başka yerlere sürülen Hristiyanların sayısı 2.000 ilâ 2.500 kişiye ulaşmaktadır. Bu da fetihten önceki şehirdeki nüfusun üçte birini oluşturuyordu.

Fetihten sonra Trabzon şehrinde Hristiyan nüfusla ilgili ikinci bir sürgün hadisesi 1515-1553 yılları arasında olmuştur. Bu ikinci sürgün hadisesi sırasında Hristiyan nüfus Bendereğli (Karadeniz Ereğlisi), İstanbul, Niğbolu ve Tokat'a sürülmüştür. Trabzon sancağına ait Tahrir Defterleri'nde ikinci sürgünle ilgili kayıtlar yoksa da zimmî nüfusun sürüldükleri sancaklara aik Tahrir Defterleri'nde gerekli bilgiler mevcuttur.

1515-1516 tarihli Tahrir verilerine göre ve Bender Ereğli'de 6 hâne “Trabzonî” diye anılan bir Hristiyan nüfus bulunmaktaydı.(28)

1528-1529 (H. 935) tarihli ve 370 numaralı Tapu Tahrir Defteri'nde Niğbolu sancağına tabi Lofça kazasının mahalleleri arasında “mahalle-i Trabzonluyan” adında bir mahalle bulunmaktadır. Adı geçen mahallede yaşayanların zimmî olduğu ve 9 hâneden ibaret bulundukları kaydedilmektedir.(29) 1540 (H.947) tarihli İstanbul Tahrir Defteri'nde yer alan bilgilere göre Trabzon'dan İstanbul'a 18 hanesi Ermeni olmak üzere toplam 297 hane Hristiyan sürülmüştür.(30)

Yine 1554 (H. 961) tarihli Tahrir Defteri'nde Tokat şehrinin mahallelerinden Pazarcık'ta “Trabzonî”diye tesmiye edilen 3 haneye rastlanmaktadır.(31)

Evliya Çelebi, Kanunî Sultan Süleyman'ın emri ile tesis edilen Yeniköy kasabasının 3.000 kadar evden (hâneden) oluştuğunu ve burada yaşayan halkın tamamının “Trabzonlu” olduğunu belirtmektedir.(32) Yine Evliya Çelebi, Arnavutköy'de 1.000 kadar Rum ve Yahudi evi bulunduğunu ve “Rum hristiyanların çoğu Lâz” olduğunu kaldederken (33), Robert Mantran bunların “Trabzon kökenli Rumlar” olduklarını ifade etmektedir.(34)

Evliya Çelebi'nin verdiği bilgiler ve Mantran'ın değerlendirmeleri gözönüne alınırsa XVI. asırda İstanbul'un Yeniköy ve Arnavutköy kasabalarında Trabzon sancağından sürülen yaklaşık 3.500 hane Hristiyanın yaşadığı anlaşılmaktadır. Bunların çoğunun Trabzon sancağının kaza ve nahiyelerinden ve bir kısmının da Trabzon şehrinden sürüldükleri düşünülmektedir.

1515-1553 yılları arasında gerçekleşen dışa yönelik ikinci iskân hareketinde 3.000-4.000 Hristiyan Trabzon şehrinden başta İstanbul olmak üzere başka sancaklara yerleştirilmiştir. Nitekim 1518 tarihli bir kayıtta Trabzon şehrindeki Hristiyan nüfus yaklaşık 6.850 kişi iken (35), 1520-1532 tarihleri arasındaki kayıtları içeren defterlerde 6.000 düşmüş (36), 1554 tarihli Tahrir Defteri'nin verdiği bilgilere göre de 3.500'lere inmiştir. (37) 1518-1554 tarihleri arasındaki arşiv malzemesinin içinde Trabzon şehrindeki Hristiyan nüfusun 2 hane dışında ihtida ettiğine dair bir kayıt olmadığına göre eldeki bu bilgileri başka türlü yorumlamak da mümkün değildir.

XV ve XVI. yüzyıllarda Trabzon şehrinde dışa yönelik iskân siyasetinin yalnız Hristiyanlar için değil aynı zamanda Müslümanlar için de uygulandığı görülmektedir. Nitekim 1475-1476 (H.880) yıllarda Hasköy'e bağlı bazı köylerdeki “Murad Bey veled Malkoç” evlatlık vakfının Trabzonlu Hamza'ya timara verildiği görülmektedir. (38) 1501 tarihinden önce İskenderiye kalesinin kapudanlık görevi Yunus Trabzonî'nin elindeydi. (39) 1518 yılında Trabzonlu Süleyman Çelebi, Yahya Çelebi ve Budak adlı şahıslar Mardin sancağında zeamet tasarruf ediyorlardı.(40) 1554 tarihli Tahrir Defteri'ndeki kayıtlara göre Tokat'ın “Pazarcık nâm-ı diğer Semerkandî” mahallesinde Ramazan Trabzonî adında bir hane sahibi bulunmaktaydı.(41) 1543 yılında Ayıntab kalesi mertleri içinde Hamza Trabzonî'ye tesadüf edilmektedir.(42) Yine Diyarbakır'da Hızır Trabzonî adında birinin timar tasarruf ettiği bilinmektedir.(43) 1533-1534 tarihli kayıtlarda İstanbul'daki cemaat-ı gılman-ı acemiyan” arasında çakırcı, doğancı ve sarrâc olarak görev yapan 21 nefer Müslüman Trabzonlu'ya rastlanmaktadır.(44) 1516-1518 tarihli 60 numaralı Tapu Tahrir Defteri'nde “Trabzonlu Kara Mustafa”nın Bayburd sancağının sipahilerinden olduğu ve 1522-1525 tarihli 95 numaralı Tahrir Defteri'nde de “Dergâh-ı Âlî yeniçerilerinden Trabzonlu İskender'in” aynı sancakta timar sahibi olduğu anlaşılmaktadır.(45)

1518 yılında Hacı Trabzonî'nin Harput sancağında timar tasarruf ettiği(46), 1530 yılında da Şüca ve Üveys Trabzonî'nin Kemah sancağında timarlı sipahi oldukları görülmektedir.(47)

1487 yılında Vulçıtrın sancağında “Yunus Trabzonuî” timar tasarruf etmekteydi.(48)

1562 tarihli bir kayıtta İstanbul'da Trabzonlu Mahmud adında birinin “sâkin” olduğu ve Trabzon'da bulunan evinin satıldığı belirtilmektedir.(49)

Bu bilgilerin ışığında yaklaşık 100 kişiden oluşan Trabzonlu Müslüman nüfusun Trabzon şehri dışında başka sancaklarda oturduğu görülmektedir. Bunların sürgüne tabi tutulduklarına dair bir kayıt yoksa da muhtemelen bunlar ya bu sancaklara sürülmüş ya da kendiliğinden yerleşmişler veya görevlendirilmişlerdir.

Yine 1515 tarihli kayıtlarda 3 hane Trabzonlunun Giresun şehrinde oturduğu görülmektedir.(50)

Dışa yönelik iskâna etki edebileceği düşünülen başka etkenler arasında şu hadiseler zikredilebilir: 1514 yılında Trabzon'da büyük hasara yol açan bir yangının çıkması,(51) Yine 1565-1566 tarihli Trabzon Şer‘iyye Sicili'nde yer alan dört ayrı kayıtta şehir halkının “perâkende” olduğunun belirtilmesi. Halkın perâkende olmasından dolayı bazı vakıflara ait gelir getiren yerlerden mukataaya verilen yerleri ellerinde bulunduran şahısların vakfa vereceği paradan indirim yapıldığı görülmektedir. Ancak bu indirimin halk dönünceye kadar gecerli olduğuna işaret edilmektedir.(52) Perâkende olan halkın geri dönüp dönmediğine dair sicillerde bir bilgiye tesadüf edilmemiştir.

İçe yönelik iskân gelince, fetihten sonra Trabzon şehrine sürgün yoluyla Müslüman Türklerin yerleştirildiğini o devrin müverrihleri belirtirse de bunların nerden sürüldüğü ve sayının ne kadar olduğu konusunda bilgi vermemektedir. Bu konudaki bilgileri Trabzon sancağına ait Tahrir Defterleri'nden elde etmek mümkündür. Zira bu defterlerde hem Trabzon sancağı geneline ve hem de Trabzon şehrine yerleştirilen Müslüman Türkler konusunda geniş malumat bulunmaktadır.

1486 tarihli Mufassal Timar Defteri'nde yer alan bilgilere göre, Trabzon şehrine ilk iskân edilen Müslüman Türklerin büyük bir çoğunluğu sürgün yoluyla geriye kalanı da kendi istekleriyle yerleşmişlerdir. Sürgün yoluyla iskân emrini II. Mehmed Han vermiştir. Sürgün yoluyla Trabzon şehrine yerleştirilen Müslüman Türkler 202 hane olup bunlar Niksar, Sonisa(53) maa Kalanik, Lâdik, Amasya, Bafra, Osmancık, İskilip, Çorumlu, Gümüş(54), Merzifon, Tokat, Samsun şehri, Samsun nahiyesi, Turhal, Zile, Göl-Canik(55), Satışmış-Canik(56), Kağala ve Gedegare(57) gibi Orta Anadolu şehir ve kasabalarındandı.(58)

Trabzon şehrine kendi istekleriyle yerleşen Müslüman Türkler 56 hâne olup(59) bunların nereli olduklarına dar kayıtlarda bir bilgi bulunmamaktadır. Muhtemelen bunlar da yakın sancaklardan gelerek Trabzon şehrine yerleşmişlerdir.

Bunların dışında Trabzon kalesinde görev yapan toplam 118 nefer Müslüman kale müstahfızı ve azeb de başka sancaklardan getirtilip görevlendirilmiştir.

Bu bilgiler ışığında fetihten sonra Trabzon şehrinde takip edilen iskân politikası sonucunda yaklaşık 2.000 kişiden oluşan bir Müslüman Türk grubu şehre yerleştirilmiştir.(60)

1515 tarihli Trabzon livasına ait Tahrir Defteri'nin Trabzon şehri ile ilgili kısmı kayıp olduğundan 1486 ilâ 1515 yılları arasında şehre Müslüman Türk nüfusunun yerleştirilip yerleştirilmediği konusunda 9 nefer haricinde bir bilgiye tesadüf edilmemiştir. Bu 9 neferin Trabzon kalesinde görev yapan azebler olduğu görülmektedir. Bunlar da Samsun, Bursa, Gelibolu, İzmir, Edirne, Canik ve Kefeli idi.(61)

Müverrih Osman'ın verdiği bilgiye göre 1514 (H.920) yılında Safevîlerin üzerine sefere çıkan Sultan Selim'e kılavuzluk eden Ferruhşad Bey'den başka 12 Akkoyunlu beyi bulunmaktaydı.(62) Bu 13 beyle birlikte sayısının ne kadar olduğu bilinmeyen Akkoyunlu ahalisi, 1501'de Tebriz'in Şah İsmail tarafından işgali üzerien bu şahsın zulmünden kaçarak Trabzon sancağına iltica etmişlerdir.(63) Ancak Akkoyunlulardan kaç hânenin Trabzon şehrine yerleştiğini, 1515 tarihli tahririn şehirle ilgili kısmı mevcut olmadığından ve öbür arşiv kayıtlarında konu ile ilgili bilgi bulunmadığından dolayı tespit etmek mümkün olmamıştır. Ancak 23 Ekim 1564 (H.Rebiülevvelr 972) tarihli bir kayıtta Şirvanzâde'nin şehirdeki evlerinin satıldığından bahsedilmektedir.(64) 1572-1573 (H.980) tarihli bir başka kayıtta bir Şirvanî'nin Trabzon sancağında zeamet sahibi olduğu görülmektedir.(65) Yine 1583 tarihli Tahrir Defteri'nde Hatuniye Camii İmareti mahallesinde “Muradhanî veled-i Abdullah” adıyla bir hânenin kaydı söz konusudur.(66) Muhtemelen bu hane sahibi Muradhanlı sülalesindendir.

1486-1520 yılları arasında Müslüman Türk nüfusunun çoğalması gerekirken yaklaşık 2.000'den 1.700 kişiye düşmüştür. Bu dönemde Müslüman nüfusun azalmasında, bilhassa Safevî ve Kölemenlerle savaş hali bulunması dolayısıyla ahali naklinin durması, buna mukabil Trabzon dışına hane nakli gibi sebepler rol oynamış olmalıdır.

Trabzon şehrine Müslüman Türk nüfusunun yerleştirilmesi ile ilgili üçüncü iskân hareketi 1554 tarihli tahrir kayıtlarında yeralmaktadır. Bu deftere göre şehre yeni yerleştirilen Müslümanlar 297 hane ve 51 mücerredden ibarettir.(67) Şehre yeni yerleştirilenler arasında 4 hâne yeni Müslümana rastlanmaktadır. Bu yeni Müslüman olanlar, dışarıdan şehre yeni yerleşen gayr-i müslimler içinde zikredilmektedir.(68) Bunlardan 12 hâne ve 2 mücerredin Türkmân (Türkmenler) olduklarına işaret edilmektedir. 25 hâne ve 2 mücerredin de Erzurum, Karaman, Canik, Amasya, Kastamonu, Samsun, İzmit, Rumeli, Acem (İran), Arabistan ve Torul'dan getirtilip şehre iskân edildikleri konusunda bilgi verilmemektedir. Ayrıca 1564 tarihli bir sicil kaydında şehirde yaşayan bir hânenin Karamanlı olduğu belirtilmektedir.(69) 1554-1564 tarihli kayıtlarda Trabzon şehrine yaklaşık 1550 Müslümanın yerleştirildiği anlaşılmaktadır.

Şehre dördüncü kez Müslüman-Türk nüfusunun yerleştirilmesi ile ilgili bilgilere 1583 tarihli tahrir kayıtlarında rastlanmaktadır. 1583 tarihli Trabzon sancağına ait 29 numaralı Tahrir Defteri'ne göre şehre 3 hâne Karamanlı ve 8 hâneden oluşan bir seyyidler grubu iskân edilmiştir.(70) Trabzon şehrine yerleştirilen Müslümanların sayısı bu kadar olmamalıdır. Çünkü 1554'te 574 hâne ve 142 mücerredden meydana gelen şehir daimî Müslüman nüfusu 1583'te 1.134 hâneye çıkmıştır. 29 yılda nüfusun %88, yıllık olarak da %3 oranında arttığı görülmektedir. Bu artış oranı o dönemin nüfus artış nispetine göre oldukça fazladır.(71)

1554 tarihinde görülen 142 mücerredin 4-5 yıl sonra hâne oldukları düşünüldüğünde bunlar 25 yıl sonra ve (Lowry'nin Trabzon şehri için öngördüğü) %1.440 nüfus artışıyla 193 hanelik bir nüfusa ulaştıkları görülür. 574 hânelik nüfus da 29 yılda aynı nüfus artış oranıyla 814 hânelik bir nüfusa ulaşır. Bu duruma göre Müslümanların 1583'de 1.007 hâneden oluşan bir nüfusa ulaşılabilecekleri düşünülebilir. 12 hâne de başka sancaklardan gelip şehre yerleştiğine göre 1583 yılında toplam Müslüman nüfusu 1.019 hâne olmalıdır. Halbuki bu tarihte Müslümanların nüfusu 1.134 hânedir. 115 hânelik bir fark kalmaktadır ki, muhtemelen bu fark 1554 tarihinden sonra Trabzon şehrine yeni yerleştirilen Yörük taifesine ve 1555'den sonraki mücerred nüfusun hâne olması ile dengelenmektedir. 1583 tarihli defterde bulunan bir kayıtta Torul'a bağlı Akdağ Yaylası'nda yaylacılık yapanların Trabzon şehrinde “sâkin olan Yörükân taifesinin konageldikleri yurtları” olduğu vurgulanmaktadır.(72) Bu yörük taifesinin varlığına 1583 yılından önceki defterlerde rastlanmaması bunların Trabzon şehrine yeni yerleştiklerini ortaya koymaktadır. Bunların bir yaylayı şenlendirecek kadar nüfusa sahip olmaları yukarıda verilen 115 hânelik rakamı doğrulamaktadır.

Görüldüğü üzere dördüncü iskân hareketi sonucunda yaklaşık 850 kişiden bir Müslüman-Türk nüfusu Trabzon şehrine yerleştirilmiştir.

Trabzon şehrinden olan Mehmed Âşık'ın verdiği bilgiye göre II. Mehmed Han Trabzon'u fethettiğinde çevre beldelerden nakil ile buraya yerleştirdiği halktan başka, “Çepni ve Lazdan mürekkep” bir kısım halkı da buraya yerleştirmiştir.(73) Âşık'ın verdiği bilgileri 1486 tarihli 828 numaralı defter tasdik etmemektedir. Çünkü bu defterde Çepnilerin Trabzon şehir merkezine iskân edildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Trabzonlu Mehmed Âşık'ın verdiği bilgi 1486'dan sonraki döneme ait olabilir. Ancak bu tarihten sonraki Tahrir Defterleri'nde ve diğer arşiv belgelerinde Çepniler'in Trabzon şehir merkezine kendiliğinden veya sürgün yoluyla yerleştirildikleri hakkında bir bilgi mevcut değildir. Belki de bunlar hangi Türk oymağından oldukları belirtilmeden Trabzon şehrine yerleştirilmiş olabilirler. 1554 tarihli 288 numaralı Tahrir Defteri'nde 12 hâne ve 2 mücerred “Türkmân” olarak kaydedilen toplam 62 kişinin Çepni, Çağırkanlı, Akkoyunlu veya baka bir Türk oymağına mensup olmadıkları hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.

İçe yönelik iskân siyaseti yalnız Müslümanlara yönelik olarak değil. aynı zamanda Hristiyanlara yönelik olarak da uyugulanmıştır. Nitekim 1518 (H. 924) tarihli bir kayıtta Trabzon şehrindeki Hristiyan nüfusla ilgili bilgi verilirken bu nüfusun bir kısmının dışardan gelip şehre yerleştiği belirtilmektedir.(74) Ancak bunların sayısı konusunda bilgi verilmemektedir.

1519-1553 yılları arasında uygulanan dışa yönelik iskân siyaseti sonucunda şehirde bulunan zimmî nüfus hayli azalmıştır. Ancak 1554 tarihli tahrirde yen alan kayıtlara göre 112 hâne ve 66 mücerredden oluşan(75) yaklaşık 650 kişilik bir Hristiyan nüfus şehre yerleştirilmiştir. Şehre yeni iskân edilen Hristiyan nüfustan bir hâne ve bir mücerredi Karamanlı, bir hanesi de Canikli olduğu belirtilirken(76) geriye kalan büyük çoğunluğunun hangi sancaktan getirilip Trabzon şehrine yerleştirildiği belirtilmemektedir.

1583 tarihli kayıtlara göre de şehre 30 hâne(77) yaklaşık 150 kişilik bir zimmî nüfus yerleştirilmiştir. Bu son Hritiyan grubun nereden getirilip şehre yerleştirildiği konusunda bilgi verilmemektedir.

Sonuç olarak fetihten XVI. yüzyılın sonuna dek Trabzon şehrindeki nüfusun yükselişine ve düşüşüne etki eden en önemli etken takip edilen içe ve dışa yönelik iskân siyasetidir. Az da olsa şehirde yaşanan bazı afetler de şehir nüfusuna etki etmiştir. 1486-1583 yılları arasında yaklaşık bir yüzyıllık dönemde şehirde 8'i erkek ve 2'si kadın olmak üzere toplam 10 kişinin ihtida ederek Müslüman olduğu anlaşılmaktadır. 1486 tarihli kayıtlarda 1 kişi(78), 1554 tarihli kayıtlarda 4 kişi(79), 1556-1566 tarihleri arasında 3'ü erkek ve 2'si kadın olmak üzere toplam 5 kişi(80) ihtida ederek Müslüman olmuştru. Görüldüğü üzere ihtida olayının Müslüman nüfusun yükselişine ve Hristiyan nüfusun düşüşüne pek etkisi olmamıştır. XV ve XVI. yüzyıllarda Trabzon şehrinde yaşayan Müslüman nüfusun Türk kökenli olduğu açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır.

------------------------------------------------------

* Tarih ve Düşünce Dergisi'nin Mart 2002 sayısından alınmıştır.

** Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü Tarih Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.

1 Başbakanlık Arşivi (=BA), Maliyeden Müdevver Defterler (=MAD), nr. 828, s. 6-25, 511-584, 651-692

2 Şehrin tahminî nüfusunun hesaplanmasında her hane 5 kişi ve her bîve de 4 kişi olarak ele alınmıştır. (Hâne hakkında bk. Ömer Lütfi Barkan, “Tarihî Demografi Araştırmaları ve Osmanlı Tarihi”, Türkiyat Mecmuası (=TM), X İstanbul 1953. 11-12; Nejat Göyünç, “Hâne Deyimi Hakkında”, Tarih Dergisi (=TD), 32 (İstanbul 1979), 331-348; Halil İnalcık, “XV. Asır Sanayi ve Ticaret tarihine Dair Vesikalar”, Belleten, XXIV/93 (Ankara 1960), 45), Arşiv kayıtlarında nefer olarak kaydedilen kale görevlilerinin üçte ikisi hâne olarak değerlendirilmiştir. Kale görevlilerinin evli olduklarına ilişkin bk. Trabzon Şer‘iyye Sicili (=TŞS) 1818, s. 76b, 80a.

3 Bk. M. Hanefi Bostan, XV-XVI. Asırlarda Trabzon Sancağında Sosyal ve İktisadi Hayat (Doktora Tezi), İstanbul 1993, s. 128 tablo: XX, 130 tablo: XXI

4 BA, Tahrir Defteri (=TD),nr. 387, s. 716-717, 728, 767; BA., TD, nr. 53, s.5

5 Bk. Bostan, Aynı Eser, s. 131-133 tablo: XXII, XXIII

6 BA, TD, nr. 288, s. 6-28

7 Bostan, Anı Eser, s. 134-137 tablo: XVIV, XXV

8 Bk. Tapu Kadastro Kuyud-ı Kadime Arşivi (=TK.KKA), TD,nr. 29, s. 6/b-18b.

9 Aynı defter, s. 6b-10b, 11a-13a, 18b

10 TK. KKA, TD, nr. 355, s. 1a

11 TK. KKA, TD, nr. 29, s. 13/a-18/b

12 BK. Bostan, Aynı eser, s. 138-141 tablo: XXVI-XXVII

13 Bk. Akdeniz ve Akdeniz Dünyası, I., trc. M. Ali Kılıçbay, İstanbul 1989, s. 269-276

14 Travels and Adventures (1435-1439), trc. Malcolm Letts, London 1926, s. 131

15 Bk. “The Tourkokratia in the Pontos: Some Problems and Preliminary Conclusion”, The Empire of Trebizond and the Pontos, London 1980, makale nr. 11, s. 37.

16 Tursun Bey, Tarih-i Ebü'l-Feth, yay. M. Tulum, İstanbul 1977, s. 110; Laonicus Chalkokondyles'in Corpus Seriptorum Historiae Byzantinac (c. XXXII) eserine atfen Heath W. Lowry, Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi (1461-1583), İstanbul 1981, s. 5-6; İonnis Doukas, Bizans Tarihi, trc. V. Mirmiroğlu, İstanbul 1956, s. 211; Kritovoulos, History of Mehmed the Conqueror, trc. C. Rigs, Princeton 1954, s. 175; ayr. bk. Aynı eser, trc. Karolidi, İstanbul 1328, s. 156; 16. Asırda Yazılmış Grekçe Anonim Osmanlı Tarihi, trc. Ş. Baştav, Ankara 1973, s. 162-163.

17 Mehmed Neşrî, Kitab-ı Cihannümâ, Yay. F.R. Unat-M.A. Köymen, II. Ankara 1957, s. 753; Âşıkpaşaoğlu, Tevarih-i Âl-i Osman, Osmanlı Tarihleri I, yay. N. Atsız, İstanbul 1949, s. 208

18 Bk. MAD, nr. 828, muh. sy.

19 Bk. Aynı Defter, s. 29. 56, 101, 137, 198, 206, 271, 327, 338, 362, 378, 409, 503, 531, 542, 546, 556, 558, 588, 623. Fatih devri sonlarında İstanbul mahallelerine yerleşmiş olan Trabzonlular için bk. Ekrem Hakkı Ayverdi, Fatih Devri Sonlarında İstanbul Mahalleleri, Şehrin İskânı ve Nüfusu, Ankara 1958, s. 77. Fetihten sonra Trabzon'dan İstanbul'a gayr-i müslimlerin sürüldüğüne dair bk. Halil İnalcık, “Mehmed II” İslam Ansiklopedisi, (=İA), VII, 520; a. mlf., “Fatih Sultan Mehmed Tarafından İstanbul'un Yeniden İnşası”, trc. Fahri Unan, 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi (=EFD), sayı 3 (Samsun 1988), s. 217-218.

20 MAD, nr. 828, s. 34, 44, 46, 58, 89, 103, 132, 134, 143, 197, 213, 214, 229, 237, 242, 251, 262, 272, 277, 285, 338, 339, 367, 381, 388, 391, 392, 398, 412, 417, 427, 429, 446, 503, 504, 511, 523, 529, 530, 531, 534, 542, 548, 550, 551, 553, 565, 567, 576, 580, 582, 590, 623, 627, 666, 676, 692.

21 Bk. Aynı Defter, s. 44, 137, 145, 222, 232, 238, 327, 380, 512, 576, 623, 666

22 Bk. Aynı Defter, s. 101

23 Bk. Aynı Defter, s. 518, 667.

24 Bk. Aynı Defter, s. 235, 327, 443, 459, 469, 512, 532, 590

25 Bk. BA, TD,nr. 52, s. 8, 12, 14, 35, 45, 61, 63, 64, 73, 74, 77, 84, 86, 99, 104, 115, 117, 120 122, 128, 130, 131, 141, 149, 150, 152, 162, 183, 184, 185, 195, 198, 206, 216, 220, 221, 226, 240, 242, 244, 255, 260, 262, 277, 278, 290, 294, 300, 302, 304, 328, 357, 381, 463, 470, 473, 481, 482, 493, 496, 503, 514, 521, 768, 790; TK..KKA, TD, 29, s. 44a; TK.KKA, TD, nr. 43, s. 5b, 8a.

26 Laonicus Chalkolkondyles'in Corpus Seriptorum Byzantinac (C.XXXII) eserine atfen Heath W. Lowry, Aynı eser, s. 56; 16. Asırda Yazılmış Grekçe Anonim Osmanlı Tarihi, s . 162-163

27 Kritovoulos, Aynı eser, s. 175

28 Suraiya Faroghi, Osmanlılarda Kentler ve Kentliler, trc. Neyyir Kalaycıoğlu, İstanbul 1993, s. 138

29 BA. TD, nr. 370, s. 531

30 BA. TD, nr. 210, s. 25-30. Benzer bilgiler 1545 (H. 952) tarihli defterde de tekrarlanmaktadır (bk. BA. TD, nr. 240, s. 41, 82-85

31 BA., TD, nr. 287, s. 66

32 Zillioğlu Mehmed (Evliya Çelebi), Seyahatname I, İstanbul 1314, s. 457-458. Bu konuda ayrıca bk. Eremya Çelebi Kömürciyan, İstanbul Tarihi, trc. Hrand D. Andreasyan, 2. baskı, İstanbul 1998, s. 264

33 Bk. Aynı eser I, s. 452

34 Bk. 17. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul I, trc. M.A. Kılıçbay-E. Özcan, Ankara 1986, s. 57 dpn 40

35 BK.BA, Timar Ziamet Tevcih Defteri (=TZTD), nr. 1., s. 794

36 BA. TD, nr. 53, s. 5; BA, TD, nr. 387, s. 716, 717

37 Bk. BA. TD. nr. 288, s. 10-14, 16-18, 20, 23-25, 26

38 M. Tayyip Gökbilgin, XV-XVI. Asırlarda Edirne ve Paşa Livası, İstanbul 1952, s. 276

39 Bk. İlhan Şahin-Feridun Emecen, Ahkâm Defteri, İstanbul 1994, s 74

40 Nejat Göyünç, XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı, İstanbul 1969, s. 141, 152, 153

41 Bk. BA., TD, nr. 287, s. 11

42 Hüseyin Özdeğer, Onaltıncı Asırda Ayıntab Livası I, İstanbul 1998, s. 314, 375, 376

43 Ö. Lütfi Barkan, Türkiye'de Toprak Meselesi, Toplu Eserler I, İstanbul 1980, s. 786

44 BA. Kâmil Kepeci (=KK), Büyük Ruznâmçe Kalemi (=BRK), nr. 1863, s. 24, 34, 123, 182

45 İsmet Miroğlu, XVI. Yüzyılda Bayburt Sancağı, İstanbul 1975, s. 146, 147

46 M. Ali Ünal, XVI. Yüzyılda Harput Sancağı, Ankara 1989, s. 185, 186

47 Miroğlu, Kemah Sancağı ve Erzincan Kazası (1520-1566), Ankara 1990, s. 168

48 Bu bilgi Vulçıtrın sancağının üzerinde çalışan Prof. Dr. İskender Rıza'dan alınmıştır.

49 TŞS, nr.1817, s. 9a

50 BA, TD, nr. 52, s. 603, 604

51 Faruk Sümer, Tirebolu Tarihi, İstanbul 1992, s. 82

52 TŞS, nr. 1818, s. 26b, 59a, 66a

53 Eskiden bir kaza olan Sonisa, bugün Amasya'nın Taşova kazasına bağlı Yeşilırmak kıyısında bir köydür.

54 Bu yerleşim birimi bugün Amasya'nın Gümüşhacıköy kazasına bağlı bir nahiye merkezinin adıdır.

55 Ordu'ya bağlı Gölköy kazasının eski adıdır.

56 Ordu'ya bağlı Perşembe kazasının eski adıdır.

57 Bugünkü Samsun'a bağlı Vezirköprü kazasının eski adıdır.

58 Bk. MAD, nr. 828, s. 6-10

59 Aynı Defter, s.10-11

60 Bk. Aynı Defter, s. 511-580, 654-685

61 Bk. BA. TD, nr. 52, s. 105, 107, 110, 114, 120, 121, 123, 124, 199

62 Osman, Tevarih-i Cedid-i Mir‘at-ı Cihan, yay. Atsız, İstanbul 1961, s. 14, 16

63 Ali Kemali, Erzincan Tarihi, İstanbul 1932, s. 86; M. Fahreddin Kirzioğlu, Osmanlıların Kafkas Ellerini Fethi (1451-1590), Ankara 1976, s. 84-85 dpn.5

64 TŞS, nr.1818, s. 87a

65 TZTD, nr. 36, s. 448

66 TK.KKA, TD, nr. 29, s. 12b

67 BA. TD, nr. 288, s. 7-8, 8-9, 18, 19, 20-23, 25, 26-27.

68 Bk. Aynı Defter, s. 9, 18, 25

69 Bk.TŞS, nr 1818, s. 103b.

70 Bk. TK.KKA., TD, nr. 29, s. 7a, 8a, 11b, 12a, 18b.

71 Barkan, 1520-30 ve 1571-80 yılları arasında on iki Osmanlı şehrinin nüfus büyüme oranının ortalama %90 olduğunu belirtir (bk. Research On The Ottoman Fiscal Surveys, Studies In The Economic History Of The Middle East, London 1970, s. 167-170). Braudel ise Akdeniz ülkelerinde 1.500-1.600 yıllarında nüfus artışının %100 dolayında olabileceğini ifade eder (bk. Aynı eser, I, 269-270), Lowry, XVI, yüzyılda Trabzon şehrindeki nüfus büyüme hızını %1.440 olarak kabul etmektedir (bk. Aynı eser, s. 128)

72 Bk. TK.KKA, TD, nr. 29, s. 176a. Bunlardan bir kısmının Trabzon şehrinde bulunan Çağırkanlı taifesinden (bk. TŞS, nr. 1818, s. 97b, 98a) olduğu düşünülmektedir.

73 Âşık Mehmed b. Ömer, Menâzirü'l-avâlim, II., Süleymaniye Halet Efendi Kütüphanesi, nr. 616, s. 27b

74 Bk. TZTD, nr.1, s. 794

75 BA, TD, nr. 288s.

76 Bk. Aynı Defter, s. 17, 18

77 TK.KKA, TD, nr. 29, s. 15a,17b

78 BK., MAD, nr, 828, s. 26

79 BA., TD, nr.288, s. 9,18,25

80 Bk. S, nr. 1815, s. 88b; TŞS, nr.1818, s. 76b; TŞS, nr. 1819, s. 57b