DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ'NİN TÜRKLEŞMESİ(*)
Dr. Ali GÜLER
|
|
1-
Malazgirt Meydan Muharebesi'ne Kadar 2.Malazgirt
Meydan Muharebesi'nden Sonra 3.Bölgede
Oğuz Boylarına Ait Yer Adları ve Çepniler *** 1-
Malazgirt Meydan Muharebesi'ne Kadar Doğu
Karadeniz Bölgesi'nin Türkleşmesini Anadolu'nun Türkleşmesinden farklı olarak
ele almak mümkün değildir. Özellikle Kafkaslar'dan ve Doğu'dan Anadolu'ya
gelen Türk Boyları veya toplulukları Doğu Karadeniz Bölgesi'nin
Türkleşmesinde önemli roller oynamışlardır. Bilindiği
gibi Anadolu, en eski çağlardan beri Asya ile Avrupa arasında bir köprü
vazifesi görmüş, çeşitli ırklara mensup birçok kavimlere yurtluk etmiştir.
XI. yüzyılda tam bir "Türk Yurdu" oluncaya kadar Anadolu'da ,
Mezopotamya'da, Suriye'de ve Kafkasya'da çeşitli devletler kurulmuştur. M.Ö.
III. yüzyıla kadar geçen süre içinde kurulan bu devletlerin tamamı, XI.
yüzyıl Türk hakimiyeti öncesinde artık tamamen kaybolmuş ve tarih sahnesinden
silinmişlerdir. Türkler Anadolu'ya yoğun olarak geldiklerinde buldukları ırki
yapı, M.Ö. III. yüzyıldan M.S.I. yüzyıla kadar devam eden çağda şekillenmiş
görünmektedir. Bu bakımdan Anadolu Türkü'nün yapısında hala bu kavimlerin
kalıntılarını hayal etmek veya aramak ilmi gerçeklere tamamen ters olup
zorlamadan öteye geçemez. Aynı şekilde Anadolu'daki herhangi bir topluluğun
Türk olmadığını ispat etmek için menşelerini bu devletlere dayama çabası da
gayri ciddi , ilmilikten uzak, fanatik davranışlardan öte başka bir değer
taşımaz. Maspero ve Demorgan gibi Avrupa'nın
ünlü tarihçileri, Anadolu'daki Türk varlığını M.Ö. 4000 yıllarına kadar
götürmekte, Prof. Dr. Osman nedim Tuna ise; Sümerlerle ve Sümerce ile ilgili
yaptığı araştırmaların sonucuna dayanarak (özellikle Sümerce'de 165 Türkçe
kelimenin varlığına9 "bu dil münasebeti Türklerin en az M.Ö. 3500'lerde
Anadolu'nun Doğu bölgesinde yerleşmiş olduklarını göstermekte"
demektedir. Bu durum Türklerin daha Selçuklu
çağından çok önceleri Anadolu'ya geldiklerini ortaya koymaktadır.
Anadolu'daki siyasi faaliyetlerini tarihi belge ve kaynaklara göre takip
edebildiğimiz en eski Türk kitleleri veya toplulukları "Kimmerler"
ile "İskitler" (Sakalar)'dir. Her iki Türk topluluğu da
Karadeniz'in kuzeyinde, Hazar'dan Tuna Nehri'ne kadar geniş bir alanda yaşadıkları
ve özellikle Kafkaslar'dan Anadolu'ya girerek Anadolu'nun doğusunda
yerleştikleri için Doğu Karadeniz'deki Türk varlığını yakından
ilgilendirmektedirler. İskitler'in yurtlarından oynattığı
konar-göçer Kimmerler'in büyük bir göç hareketiyle M.Ö. VII. Asır başlarında
özellikle Doğu Anadolu'ya gelerek yerleştiklerini biliyoruz. Kısa sürede
Anadolu'ya yayılan Kimmerler'in sınırları, Diyarbakır'dan Ereğli (Konya)'ye
kadar uzanıyordu. Kimmerler Asur, Firikya, Lidya ve Tobal Devletleri ile
komşu idiler. Bilim adamları tarafından
"prototürk" olarak kabul edilen iki kavimden birisi olan Kimmerler
(diğeri İskitler) , Anadolu'daki yayılmaları esnasında genel olarak Doğu
Karadeniz Bölgesi'ne, çoğunlukla da Rize ve çevresine yerleşmişlerdir. İskitler M.S. 680 yılından itibaren
Kimmerler'in ardından Kafkaslar'ı doğudan dolaşarak, Hazar Denizi kıyısını
takip eden Derbent-Demirkapı geçitleri üzerinden Azerbaycan'a İran'a ve
Anadolu'ya gelirler. Kimmerler'i güneye süren İskitler Medler'in hakimiyetine
de son vererek Anadolu'ya yayılırlar ve burada yirmisekiz yıl hüküm sürerler.
Özellikle Anadolu'nun doğusuna hakim olan İskitler, Doğu Karadeniz Bölgesi'ne
de yerleşmişlerdir. Bölgede iskit (Saka) Türkleri'nin çok
önemli etkileri, tarihi hatıraları vardır. Mesela, Bizans Kralı Justinyen
zamanında bölgede yaşayan Can'ların itaat altına alınmasına ve doğudaki Laz
saldırılarının önlenmesine çalışılmıştır.Lazlar ve Canlar (Canyarlar)
bölgenin tarihinde önemli roller oynamışlardır. Bu kavimler, İskit (Saka)
kökenli Hıristiyan Türk olarak kabul edilmektedirler. Milattan sonraki yıllarda da
Anadolu'ya çok çeşitli Türk boy ve toplulukları gelmişlerdir. Bunlar arasında
özellikle Hun Türklerini zikretmek gerekmektedir. Büyük Hun İmparatorluğu'nun
yıkılışından sonra Batıya göç eden Hunların bir kolu 395 tarihinde Erzurum
üzerinden Anadolu'ya gelmiş, 451 yılında bunları Akhunlar takip etmişlerdir.
Büyük bir göç dalgası da 466 tarihinde gerçekleşmiş, Avrupa Hunları'na bağlı
Ağaçeri Türk boyları Anadolu'ya gelmişler ve yerleşmişlerdir. Anadolu'ya ilk türk göçü de 558 ve 575
yıllarında cereyan etmiş; Güney Kafkasya'da Hazar İmparatorluğu'nun temelini
oluşturan Sabir (Sabar) Türk toplulukları yoğun bir şekilde Anadolu'ya
gelmişlerdir. Bulgar Türkleri, Avar Türk boyları,
Uz-Peçenek Türkleri ve Kuman-Kıpçak Türk boyları Anadolu'ya yoğun olarak
gelen ve yerleşen Türk boyları arasında bulunmaktadır. Bu boylar arasında özellikle
Balkanlar'dan Anadolu'ya gelen Bulgar Türkleri ile Kafkaslar'dan gelerek
yerleşen Kuman-Kıpçak Türkleri; Doğu Karadeniz Bölgesi'nin Türkleşmesinde çok
önemli bir yere sahiptirler. 530 yılında henüz Hıristiyanlığı kabul etmeden
Bizans ordusu tarafından bozguna uğratılan Bulgar Türklerinin bir kısmı
Anadolu'ya getirilmiş ve Trabzon havalisi, Çoruh ve yukarı Fırat bölgelerine
yerleştirilmişlerdir. Bizans devleti, VI. Yüzyılın başlarından itibaren
Türkleri bir yandan Hıristiyanlaştırmaya, bir yandan askerlik görevlerinde
kullanarak Anadolu'ya iskan etmeye çalışmıştır. Bu yerleştirme ve askere alma
işi, Ermenilere, İranlılara, ve Araplara karşı yapılmıştır. Bulgar Türkleri
755 ve 947 yıllarında Adana, Niğde, Aksaray, Bursa, Antalya ve Milas
taraflarına yerleştirilmiş ise de, en yoğun ve büyük yerleştirme Trabzon ve
çevresi ile Karaman-Tarsus arasındaki bölgede olmuştur. Bugün Toroslar'da
olan Balkan Dağı'nın asıl adı Bulgar'dır. Burada yaşayan Yörükler buraya
Bulgar Dağı demektedirler. Trabzon'daki dağın adı bugün unutulmuştur.
Balkanlar'daki bazı Bulgar topluluklarına da Çenge adı verilmektedir. Karadeniz'in
kuzeyindeki bir ırmağın adı da "Çengel Irmağı" idi ve yine Of ile
Bayburt arasındaki sarp dağlık bölgeye "Çengelistan" deniyordu. Denilebilir ki, bütünüyle Karadeniz
Bölgesi'nin ve fakat özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nin Türkleşmesinde en
önemli rolü oynayan Türk toplulukları Oğuz Boylarıyla birlikte
Kuman-Kıpçaklardır. Çünkü, bölgede yaşayan insanlarımızın fiziki özellikleri
ile ağız özellikleri tamamen Kıpçak Türkleri'nin izlerini; sosyal hayatı
oluşturan gelenekler de Oğuz Türklerinin derin izlerini taşır. Kuman-Kıpçakların Anadolu'ya gelişleri
iki yoldan olmuştur. Kafkaslar'ın Türkleşmesinde önemli rolü oynayan bölgenin
Kuman-Kıpçak Türk boyları, Gürcistan üzerinden güneye inmişler, Doğu Anadolu
ve Doğu Karadeniz' yerleşmişlerdir. Doğu Karadeniz Bölgesine yerleşen
Kuman-Kıpçaklar, Müslüman Türklerle, Oğuz boylarından gelen
"Çepniler"le kaynaşarak Müslümanlığı kabul etmişlerdir. Bugün Doğu
Karadeniz Bölgesinde bulunan "Borçka" kazasının adı bir Kuman
oymağının adıdır. Kuman-Kıpçaklar ikinci olarak, Bizans
tarafından Balkanlar'dan getirilerek Anadolu'ya yerleştirilmişlerdir.
Kuman-Kıpçakların Anadolu'ya göçü sonraki yıllarda da büyük tarihi olaylara
bağlı olarak devam etmiş, Cengiz Han Moğollarının Kafkasya'yı istilaları ve
yöneticileri ile dayandığı unsur bakımından hemen hemen tamamı Kıpçak olan
Mısır Memlukleri'nin Anadolu'ya yönelik hareketleri sonucunda da Kıpçaklar
yoğun olarak Anadolu'ya gelmişlerdir. ------------------------- (*)
Dr.Ali Güler'in "Yakın tarihimizde Pontus Meselesi ve Rum Yunan Terör
Örgütleri" adlı kitabından alınmıştır. Sonraki Bölümler |