|
DOĞU KARADENİZ'DE AZERİ TÜRKÇESİ VE GÜNEŞ DUASI GELENEĞİ Gani Gönüllü (E-posta) |
3-5 Mayıs 2001
tarihleri arasında düzenlenen "Trabzon ve
Çevresi Uluslararası Tarih-Dil-Edebiyat Sempozyumu"na sunulan Tebliğ'in metnidir. |
|
|
GİRİŞ : Araştırmanın giriş bölümü bu sayfanın
altındadır. A-KELİME BENZERLİKLERİ : Doğu Karadeniz mahalli kelimeleri
ile Azerbaycan Türkçesi arasında ilginç benzerlikler ve özdeşlikler tespit
edildi. Türkiye Türkçesi'nde olmayıp da Karadeniz'de bulunan bir çok kelime
Azerbaycan'da kullanılmaktadır. B-TEBRİZ AZERİ
TÜRKÇESİ'NİN YAKINLIĞI : Bugünkü bağımsız Kuzey Azerbaycan'ın yanında ve özellikle bugün
İran'ın eklinde olan Güney Azerbaycan ve en büyük şehri Tebriz ile ilave
özdeşlikler bulundu. C-YAPI BENZERLİKLERİ : Dil kullanım yapısında da
azımsanmayacak benzerlikler tespit edildi. Metni okuyunca siz de bize hak
vereceksiniz. D-GÜNEŞ DUASI GELENEĞİ : İşte müthiş benzerliklerin tespit
edildiği bir bölüm. Hemşin, Çayeli, Trabzon ve Azerbaycan'da görülen Güneş
Duası'nın uygulamasından, manilerine kadar şaşılacak ölçüde benzer olması
ilginizi çekecek. EK:SÖZLÜK KARŞILAŞTIRMASI : Kelime benzerliklerinin liste halinde
verildiği bir bölümdür. Trabzon-Maçka'dan bir ve Rize'den üç sözlük çalışması
Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü ile karşılaştırılarak ortak kelimeler tespit
ediliyor. KAYNAKLAR : Araştırmanın dayandığı kaynaklar
bölümü. ------------------------------------------------------------------------------------------------------ Coğrafi
bakımdan Kuzeydoğu Anadolu, bölgesel bakımdan ise Doğu Karadeniz olarak
adlandırılan Bölgemiz, tarihi süreçte çeşitli kültürlerin etkisi altında
kalmıştır. Objektif dil ve kültür çalışmalarının yetersiz olması, bölgenin
beslendiği dil ve kültür kaynakları konusunda yeterince aydınlanmamıza imkan
vermemiştir. Bu
çalışmamızda, Doğu Karadeniz mahalli kelimeleri ve ağız özellikleri ile
Azerbaycan Türkçesi arasındaki özdeşlik ve benzerlikleri ortaya koymaya
çalışacağız. Bu şekilde, Doğu Karadeniz'in en etkili insan ve kültür
kaynağını teşhis ve tespit etmeyi umuyoruz. Mahalli
kelimeler; yörede konuşulduğu halde Türkiye Türkçesi'nde bulunmayan veya
bulunduğu halde farklı anlam ifade eden kelimelerdir. Trabzon ve Rize
yöresinden yapılmış ve yayınlanmış olan derleme ve sözlük çalışmaları ile
Rize'nin Çayeli ilçesindeki kişisel bulgularımızı araştırmamız için esas almaktayız. Bugünkü
Azerbaycan Cumhuriyeti ile, İran'ın Kuzey-Batı Bölgesini oluşturan Güney
Azerbaycan'da konuşulan dile Azeri Türkçesi diyoruz. Azeri Türkçesi ile
ilgili bilgilerimiz, büyük oranda Seyfettin Altaylı tarafından hazırlanan ve
Kültür Bakanlığınca yayınlanan "Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü"1 ile,
Güney Azerbaycan'ın güçlü şairi, Tebrizli Muhammed Hüseyin Şehriyar'ın
"Haydar Babaya Selam"2 isimli eserine istinat etmektedir. Yeni
Türk Cumhuriyetleri arasında, zorlanmadan anlaşabildiğimiz sadece Azerbaycan
Türkleri'dir. Azeri Türkçesi ile bugün Türkiye'de kullandığımız Türkçe
arasında çok büyük bir benzerlik vardır. Kullanılan kelimeler bakımından
%90'lara varabilecek bir ortaklık da sözkonusudur. Bizim
araştırma konumuz ise Türkiye Türkçesi olarak adlandırılan İstanbul
Türkçesi'nde bulunmayan, ama Doğu Karadeniz'de mahalli olarak yaşayan
kelimelerdir. Azeri Türkçesi'nde de bulunan bu kelimelerin; basın-yayın,
eğitim ve öğretim gibi yollarla Doğu Karadeniz'de öğrenilmesi mümkün
olmadığına göre, göçlerle buraya geldiklerini kabul etmeliyiz Karadeniz şivesini ve bu mahalli
kelimeleri bölgeye taşıyan göçlerden birine, Prof. Fahrettin Kırzıoğlu'nun
1986 yılında Rize'de verdiği Konferansında değindiğini görüyoruz. Prof.
Kırzıoğlu şöyle diyor: "Şehzade Sultan Selim çağında Trabzon ve Rize yöresine o
kadar kalabalık Akkoyunlu Türkmeni gelip yerleşti ki, bugün KE sesini Ç ve
GE'yi C biçiminde söyleyenlerin lehçesi, Tebriz ve Revan Türklerinin
konuşmaları gibidir. Göze "Coz", Gemiye "Cemi", Katipe
"Çatip" diyen bu lehçe, Erzurum merkez ve yakın köylerine Kanuni
Sultan Süleyman'ın 1534-1545 yıllarında yerleştirdiği Tebriz'li
Akkoyunlular'ın lehçesiyle de aynıdır."3 Prof.
Kırzıoğlu'nun bahsettiği 'Revan ve Tebriz' geleneksel olarak Azeri nüfusunun
da yaşadığı yerlerdir. Biraz sonra ayrıntılarıyla vereceğimiz ortak
kelimelerin Revan ve Tebriz yörelerinden Akkoyunlu göçleri ile gelmiş
olmaları muhtemeldir. Ahmet
Caferoğlu da; "Rus sınırından Vakfıkebir'e kadar uzanan" alandaki
ağız özelliklerini, Kırzıoğlu gibi Erzurum ile özdeş görür.4 Bu ağız
özelliklerini, Gürcü Megrel gibi yabancı dillerin tesirinde değil,
"kardeş Türk illeri ağızlarının tam özünde bulacağımızı"5 ifade
eder. Turgut
Günay, Rize ağızlarını ayrıntılarıyla incelediği çalışmasında; "c,ç,g,k
ünsüzlerinin sızıcılaşması" dediği özelliğin "Rize ili ağızları ile
Akkoyunlu yerleşme alanlarına tekabül eden bazı ağızlarla" birleştiğine
dikkat çekmektedir. 6 Prof.
Haşim Karpuz'un Rize monografisinde Akkoyunlu göçü ile ilgili şu bilgiler
veriliyor: "Akkoyunlu Türk Devleti zamanında (1350-1502) Rize'nin
güney kesimlerine, Hemşin'e birçok Türk boyu yerleşmişti. Aşağı Çamlıca
(Viçe) ve Ülküköy koç heykelleri bunun en bariz delilleridir. Benzer koç
heykelleri Doğu Anadolu'da ve Azerbaycan'da da vardır. Bilindiği gibi koyun
ve koç heykelleri Orta Asya kültür çevrelerinden kaynaklanmaktadır."7 Tarihçilerin
ortak kanaati "Tebriz Akkoyunluları"nın Trabzon ve Rize yöresine,
kimine göre ise "Rize'nin batı taraflarına"8 yerleşmiş
olduklarıdır. 1820'li
yıllarda Trabzon'u ziyaret ederek anılarını yazan Fransız Fontainer, Trabzon
ile Tebriz arasında devamlı ticari seyahatler yapıldığını yazıyor. Ona göre
yazın Trabzon'dan Erzurum'a ve oradan da Tebriz'e geçen tüccarlar, kış
aylarında da aynı yoldan geriye dönerler.9 Bu seyahatlerin de Tebriz'den
Trabzon'a bir kültür akımı oluşturması muhtemeldir, fakat bunun hangi ölçüde
etkili olduğunu tespit etme imkânı yoktur. Doç.Metin
Karaörs, Doğu Karadeniz'in Türkleşme biçimini tek cümle ile özetlemiştir.
Buna göre; "Kuzeydoğu Anadolu bölgesinin halkı, Güney Azerbaycan'dan
gelen OĞUZ Türkleri ile Kafkasya üzerinden gelen KIPÇAK Türkleri'nin
karışmasından ... meydana gelmiştir."10 Bu
çalışmamızda, yukarıda ifade etmeye çalıştığımız tarihi süreçlerin bir
kalıntısı olarak, Azeri Türkçesi ve Doğu Karadeniz mahalli kullanımında ortak
olan kelimeler ile dildeki yapı benzerliklerini tespit etmeye çalışacağız. Bu
etkileşimin nasıl meydana geldiği konusunu ise daha fazla irdelemeyeceğiz.
Kelimelerin etimolojisine de girmeyeceğiz. Bu işi uzmanlarına bırakarak
tespit ettiğimiz benzerlik ve özdeşlikleri zikretmekle yetineceğiz. --------------- 1 Seyfettin Altaylı, Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü, MEB
Yayınları, İstanbul 1994, 3 Prof. Fahrettin Kırzıoğlu,
Milli Tarihimizde Rize Bölgesi, 19.11.1986 tarihli yayınlanmamış konferans
metni. 4 Ahmet Caferoğlu, Kuzey Doğu
İllerimiz Ağızlarından Toplamalar, TDK yayınları 116, Ankara, 1994, 2.b. s.
XXII 5 Caferoğlu, age. s.XXIV 6 Turgut Günay, Rize İli
Ağızları, Kültür Bakanlığı yayınları, Ankara, 1978, s.27 7 Haşim Karpuz, Rize, Kültür
Bakanlığı yayınları, Ankara, 1992, s.10 8 Leyla Karahan, Anadolu
Ağızlarının Sınıflandırılması, TDK yayınları, Ankara, 1996, s.97. 9 Veysel Usta, Anabasis'ten
Atatürk'e Seyahatnamelerde Trabzon, Serander yayınları, Trabzon, 1999, s.96 |