|
|
ÇAY SEKTÖRÜNDE YAPI DEĞİŞİMİ Ali
Rıza SAKLI (*) |
|
Ülkemizde
çay sezonunun başladığı Mayıs ayına doğru, çayla ilgili sorunlar yeniden
tartışmaya açılır. Ancak, tartışmalar genelde sorunların gündeme getirilmesi
ile sınırlı kalır ve çözüm arayışları yeterli ivme kazanamaz. Bunun temel
sebebi, satın aldıkları yaş çaya göre sektörde yaklaşık %65 ağırlığa sahip
Çaykur'un yanında, %35 ağırlığa sahip olan ve daha başarılı olması beklenen
özel sektörün de iyi bir performans gösterememesidir. Kamu ve özel sektör
işletmeciliğinin başarılı olamadığı bir endüstri dalında, çözüm önerilerinin
üzerinde fazla durulmamasını yadırgamamak gerekir. Türk
çay sektöründe bir sistem sorunu yaşadığını ve bu sorunun; Sri Lanka,
Hindistan ve Kenya gibi büyük çay üreticisi ülkelerin sektörel yapılarından
istifade ile aşılabileceğini düşünüyoruz. Ülkemizde,
çayda özel sektöre izin verildiği 1984'ten sonra 312 yaş çay işleme fabrikası
ve tesisi kurulmuştur. 1993 yılına kadar bunlardan 144'ü kapanmış ve önemli
bir milli servet heba olmuştur. Ayakta kalan özel fabrikalar ise, yaş çay
ürün bedeli ödemelerini ya 1,5-2 yıla varan sürelerde geciktirerek ödediler
veya yaş çaya karşılık kuru çay vererek pazarlama işini üreticiye
devrettiler. Özel
sektörün bu derece başarısız olmasının altında, Türk çay sektörünün "çay
borsası"na sahip olmayışı yatmaktadır. Çay borsası; paketleme,
pazarlama, reklam ve marka oluşturma gibi ilave sermaye ve uzmanlık
gerektiren faaliyetlere gerek olmaksızın, fabrikaların kuru çaylarını borsada
satmalarını sağlamaktadır. Ülkemizde
çay borsası kurulmadığı için, çoğu 50 tonun altında günlük yaş çay işleme
kapasitesine sahip küçük fabrikalar, çaylarını paketleyip pazarlayacak
sermaye gücü bulamamış ve kapanmışlardır. Faaliyete devam edenler de
üreticiyi memnun edememişlerdir. 1996
yılında İhsan Cora tarafından hazırlanan doktora tezi ile, Doğu Karadeniz
Bölgesi çay işletmeleri yöneticilerinin sosyal sorumluluk anlayışları
araştırma konusu yapılmıştır. Aldığı yaş çayın bedelini zamanında ödemeyen ve
üreticiyi istismar ettiği kanısı kamuoyunda yaygın olan fabrika
yöneticilerinin sosyal sorumluluk düzeyleri yüksek çıkmıştır. Bu araştırma
sonucu da, çay sektöründe yaşanan sorunların bir sistem sorunu olduğu, daha
doğrusu sistemsizlikten kaynaklandığı görüşünü doğrular mahiyettedir. Sri
Lanka, Hindistan ve Kenya'daki çay borsaları, kuru çay üreten fabrikaların,
çaylarını paketlemeden borsada satmalarını ve sağlanan garanti sayesinde
bedelini 15. günde almalarını mümkün kılmaktadır. Ülkemizde çay borsasını da
kapsayan yeni bir sistem kurulması halinde, özel sektör çay fabrikalarımız
kapanmayacakları gibi, üretici alacaklarını da zamanında ödeyecek gücü
bulabileceklerdir. Yabancı
çay üreticisi ülkelerde var olan ve ülkemiz çaycılığına fayda getireceğine
inandığımız bir başka yapı ise, sektörün tepe kuruluşu olan Çay Kurulu (Tea
Board)'dur. Çay sektöründeki aksamaları tespit ederek önlem alacak ve
sorunları çözecek bir üst kuruluşa ihtiyaç vardır. Bu kuruldan belge alamayan
işletme sektörde faaliyet yapamayacağı gibi, düzeltilebilecek sıkıntıları
olan kesimlere destek ve rehabilitasyon sağlamak da Çay Kurulu'nun görevi
olacaktır. Çay
Kurulu ve Çay Borsası etrafında, verimlilik, kalite ve serbest piyasa
ilkeleri çerçevesinde, rasyonel olarak işleyecek şekilde yapılanacak bir çay
sektörü, içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtulacaktır. Çaykur'un
durumuna gelince, mevcut özel sektörün başarılı olamaması, bu kuruluşla
ilgili arayışların önünü tıkamıştır. Yaklaşık 205.000 üreticiye ve 1.000.000
nüfusa gelir sağlayan Türk çaycılığı, şimdiye kadar uygun bir çıkış
bulamamıştır. Ancak bu durum, Çaykur'u ve sektörü, rasyonel bir yapıya
kavuşturacak şekilde yapılandırmanın imkansız olduğu anlamına gelmemektedir. Çaykur'un
parçalanması ve bugünkü özel sektör işletmeleri gibi güçsüz fabrikalar
şeklinde özelleştirilmesi, çay sektörünü krize sokabilecek önemli riskler
taşımaktadır. Bu teşekkülün 46 yaş çay işleme fabrikası ve 3 paketleme
fabrikası ile birlikte, bir bütün olarak özelleştirilmesi ise fiilen imkânsız
görünmektedir. Çünkü, bu çapta bir kuruluşu alabilecek büyük sermayedarlar,
fabrikaları yılda sadece 3 ay çalışan ve yatırılan parayı ancak uzun vadede
amorti edebilecek bir yatırıma girişmezler. Diğer
çay üreticisi ülkelerdeki yaklaşımlara paralel olarak, Çaykur'u üreticiye
devretmek gerekmektedir. Çaykur'un kendisine bağlı olduğu Maliye ve Gümrük Bakanlığı
döneminde(1991), Rahmetli Adnan Kahveci tarafından hazırlatılan raporda
olduğu gibi, hazırlanan diğer resmi raporlarda ve akademik çalışmalarda
önerilen hep budur. Genelde
önerilen çözüm ve üreticinin de desteklediği yaklaşım olduğu halde, Çaykur'un
üreticiye devredilmesi görüşü şimdiye kadar uygulama alanı bulamamıştır.
Bunun nedeni, üreticiye devredilen yaş çay fabrikalarının çaylarını nasıl
pazarlayacakları ve üretici tarafından nasıl denetlenecekleri sorunlarının
uygun şekilde çözülememesidir. Her
yıl 95-105 bin ton civarında bir kuru çay satmakta olan Çaykur'un paketleme
ve pazarlama birimleri, varlıklarını devam ettirerek, üreticiye devredilen
yaş çay işleme fabrikalarının ürünlerini -borsa kanalı ile- almaya devam
edeceklerdir. Böylece, üreticiye devredilen fabrikaların pazarlama sorunu
olmayacak, ileride bu paketleme ve pazarlama birimleri de bütün olarak
üreticiye devredilebilecektir. Üreticinin
sahibi olduğu fabrikayı denetlemesine gelince, bu konuda Kenya'da 45 yaş çay
işleme fabrikasına sahip KTDA adlı çiftçi kuruluşunun yaş çay bedeli ödeme
sistemi işe yarayacaktır. Yıl içinde ödenecek yaş çay bedelinin yanı sıra,
yıl sonunda fabrika performansına göre ikinci bir yaş çay bedeli daha
ödenecek ve üreticinin sahibi olduğu fabrikanın performansını bizzat aldığı
yaş çay bedeli ile ölçmesi sağlanabilecektir. Görüldüğü
üzere, ülkemiz çay sektörünün sorunları, sistem değişikliği ve bazı yeni
modeller getirilerek çözülebilir, sektör sağlıklı işleyen bir yapıya
kavuşturulabilir. Bugünkü yapı, rasyonel bir işleyişe sahip olmadığı gibi, ne
üreticiyi, ne sanayiciyi, ne de devleti memnun edememektedir. Halbuki yeni
bir sistem getirilmek suretiyle, çay sektörünün bütün tarafları için daha iyi
şartlar sağlamak mümkün görünmektedir. 30.04.2003 --------------------------------------------- Ali
Rıza SAKLI, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde Dışalımlar Uzmanı olarak
görev yapmaktadır. Tel
(İş): (464) 213 02 11'den 279 Cep: 0535.4599324 E-posta:
alirizasakli@yahoo.com |
|