|
|
Bu yazı ilk olarak 10.07.2003
tarihli Dünya Gazetesi'nde, sonra Çayeli
Dergisi'nin 2003 Ağustos sayısında yayınlanmıştır. ------------------------------------------------------ ÇAY SEKTÖRÜNDE YENİDEN YAPILANMA Ali Rıza SAKLI (*) |
||
|
|
Doğu Karadeniz
illerimizden Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun'da tarımı yapılan çay bitkisi,
ekili olduğu bölgenin tek tarımsal geçim kaynağı durumundadır. Bu illerimizde
yaşayan ve Çaykur'da kaydı bulunan 204.500 üreticinin 767 bin dekar alanda
yaptığı çay tarımından, nüfus olarak yaklaşık 1 milyon kişinin geçinmekte
olduğu kabul edilmektedir. Böylesine büyük bir insan kitlesine hitap eden sektörün, rasyonel
çalışır hale getirilmesi gerekirken, şu zamana kadar maalesef yapılamamıştır.
Hitap edilen sosyal tabanın büyüklüğü, sektörün yeniden yapılandırılması ile
doğabilecek riskleri almayı zorlaştırdığından, mevcut yapının devam
ettirilmesi sosyal ve siyasi açıdan yararlı görülmüştür. Yaş çay alımları itibariyle Çaykur'un yüzde 65, özel kesimin ise
yüzde 35 paya sahip olduğu sektör, hem kamu, hem de özel sektör işletmeciliği
bakımından başarılı görünmemektedir. Çay işletmeciliğinde ortaya çıkan
başarısızlık, üreticiye düşük yaş çay geliri olarak yansımaktadır. Böylece
sektörde mevcut durumdan memnun olan hiçbir kesim kalmamaktadır. 1984'te çayda özel sektöre izin verilmesi ile kurulan 312
fabrikadan, 1993'e kadar 144'ü kapanmıştır. Kapanan birçok fabrika ve
tesisten başka, faaliyetini devam ettirenlerin çoğu da; üreticiye olan yaş
çay bedeli ödemelerini zamanında yapamamakta, kuru çay kalitesini
iyileştirememekte, paketleme ve pazarlama alanında başarı gösterememekte, yaş
çaya karşılık kuru çay vermek suretiyle pazarlamayı üreticiye yaptırmaya
çalışmaktadırlar. Özel sektörün başarılı olamamasının temel nedeni, kuru çay
borsasının kurulmamasıdır. Tam bir liberal ekonomiye sahip olmayan Çin hariç,
diğer çay üreticisi ülkelerde çay borsası ve çay sektörünün tepe yönetimini
yürüten bir çay kurulu (tea board) muhakkak vardır. Bu ülkelerde, yaş çay
işleme fabrika ve tesisleri, ürettikleri çayı paketlemeden borsada satarlar
ve paketleme-pazarlama faaliyeti yapmak durumunda kalmazlar. Ülkemizde ise, zaten işletme sermayesi yetersizliği çeken irili
ufaklı firmalar, önemli bir sermaye gerektiren paketleme ve pazarlama faaliyeti
yapmak zorunda bırakılmışlardır. Bu durum, onları parasal açıdan sıkıntıya
soktuğu gibi, ürettikleri çayın kalitesi üzerinde yoğunlaşmalarını da
önlemiştir. Çay borsası etrafında kalite, verimlilik, rasyonellik ve serbest
piyasa ilkeleri çerçevesinde işleyen bir sistem kurulmadıkça, çaydaki özel ve
kamu kesiminin sorunları azalmayacaktır. Sektörde iyileştirme yapma adına girişilebilecek acele bir
özelleştirme, sektörü bütünüyle krize sokabilecektir. Çaykur fabrikalarının
ayrı ayrı satılarak, bugünkü özel sektör fabrikalarına benzer piyasa şartları
ile karşı karşıya bırakılmaları, sektörü bütünüyle risk altına sokar. Üretici
şu anda Çaykur'dan bedelini aldığı yüzde 65 yaş çayı için çay ziraatına devam
etmektedir. Yoksa iki yıla varan vadelerde ödeme yapan, yahut yaş çaya
karşılık kuru çay veren özel sektör davranışı, sektörün bütününe hakim
olursa, üretici çay üretmek yerine göç etmeyi tercih edebilecektir. Çaykur fabrikalarının rasyonel olarak çalışması için en önemli
seçenek üreticiye devredilmeleridir. Bu yaklaşım, üreticinin kuru çay
üretiminden pay almasını sağlayacağı gibi, diğer çay üreticisi ülkelerde var
olan çaylık arazi ile işletme sahipliğinin birleşmesi yaklaşımına da
uygundur. Üreticinin işletme sahibi olduğu, Kenya'daki 45 fabrikaya sahip
KTDA modelini ve diğer örnekleri inceleyerek, rasyonel olarak çalışacak bir
model oluşturmak mümkündür. Kurulduğundan beri 33 yıldır devlet desteğine ihtiyaç duymadan
yaş çay bedeli ödeyen ve üreticiyi memnun eden KTDA (Kenya Tea Development
Authority-Kenya Çay Geliştirme İdaresi), satın aldığı yaş çaya karşılık bir
ay içinde bir avans ödemesi, yıl sonunda da her bir fabrikanın kârlılık
durumuna göre nihai bir yaş çay bedeli ödemesi yapmaktadır. Bu şekilde,
fabrikanın kuru çay kazancı da üreticiye katkı sağlamaktadır. Ayrıca,
üreticinin daha yüksek gelir elde edebilmesi için, yüksek fiyat getirecek
kuru çay üretimine müsait yaş çay toplaması gerekmekte ve üreticiyi de yüksek
kaliteye yönlendirmektedir. Sri Lanka ve Hindistan'da, üreticiye ödenecek yaş çay fiyatı,
borsada oluşan kuru çay fiyatının belli bir oranı olarak (Sri Lanka'da yüzde
68, Hindistan'da yüzde 65) tespit edilmektedir. Böylece yaş çay sattığı
fabrikanın borsadaki kuru çayının yüksek fiyat bulması ve kendisine bundan
yüksek bir gelir dönüşünün sağlanması için üretici de yüksek kaliteli kuru
çay üretimi sağlayacak kaliteli yaş çay teslim etmek durumundadır. Görüldüğü üzere, Sri Lanka, Hindistan ve Kenya gibi önemli çay
üreticisi ülkelerde, çay sektörü rasyonel mekanizmalara sahip olduğu gibi,
kuru çayın kalitesini sürekli destekleyen fiyat mekanizmaları da oluşmuştur. Ülkemizde ise, ne çay işletmeciliğinde kaliteyi ve verimliliği
sağlayan sistemler kurulabilmiştir, ne de üretici ile çay sanayii sağlıklı
bir menfaat birliği çerçevesinde entegre edilebilmiştir. Dış ülkelerdeki
yapılardan da istifade edilerek, çay sektörünü içinde bulunduğu durumdan
kurtaracak yeni modeller ve sistemler oluşturulmalıdır. --------------------------------------------- Ali Rıza SAKLI, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde Dışalımlar
Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Tel (İş): (464) 213 02 11'den 279 Cep: 0535.4599324 E-posta: alirizasakli@yahoo.com |
|
|