|
BÖLGENİN ETNİK TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ |
Hüseyin MÜMTAZ |
|
Önce
kavimlerin bölgeye kronolojik geliş ve bölgenin sosyal tarihinin sahnesine
çıkış sıralarına bir göz atmakta büyük fayda görüyoruz: |
|
Sıra
No |
Zaman |
Düşünceler |
|
1 |
M.Ö.
Binlerce Yıl |
Orta
Asya’dan göç eden kavimler. Amazon - Tibaren - Muski - Halib-Haldi - Kohl (26) |
|
2 |
M.Ö.
bin - 2 bin |
Gas/Kas
ve Gud/Gutiler, Mosklar, Tibarenler, Mar’lar (27,28,29) |
|
3 |
M.Ö.
1800 |
Etiler |
|
4 |
M.Ö.
1200 |
Frikler |
|
5 |
M.Ö.
1118 - 1093 |
Kayseri
bölgesinden gelen Koman Türkleri'nin bölgeye yerleşmeleri |
|
6 |
M.Ö.
800 |
İlk
Yunanlı sömürgeciler Karadeniz’de.. |
|
7 |
M.Ö.
700-675 |
Kimmerler
(30) |
|
8 |
M.Ö.
656 |
Milet’lilerin
Giresun, Tirebolu ve Trabzon’a gelerek kale inşa etmeleri ve yerleşmeleri |
|
9 |
M.Ö.
654-651 |
Sakalar
(31) |
|
10 |
M.Ö.
606 |
Med'ler |
|
11 |
M.Ö.
547 |
Persler |
|
12 |
M.Ö.
400 |
Ksenefon’un
tekrar Saka’lara rastlaması (32) |
|
13 |
M.Ö.
334 |
İskender’in
Doğu Seferi |
|
14 |
M.Ö.
312-298 |
İskender’in
bazı komutanlarının bölgede hakimiyet kurma çabaları |
|
15 |
M.Ö.
298-63 |
Pontus
Devleti |
|
16 |
M.Ö.
63 - M.S. 39 |
Roma
İmparatorluğu |
|
17 |
M.Ö.
394-1204 |
Bizans |
|
18 |
M.Ö.
395-39 |
Hunlar
(33), (34), (35), (36) |
|
19 |
M.Ö.
530 |
Bulgar
Türklerinin bir bölümünün Trabzon’a İskânı (37) |
|
20 |
1057 |
Türkmenlerin
öncülerinin Karadeniz’e ulaşmaları (38) |
|
21 |
1073-74 |
Türkmen
akınlarının yoğunlaşması |
|
22 |
1072 |
Trabzon’un
Türkler tarafından fethi |
|
23 |
1075 |
Theodore
Gabras’ın Trabzon’u Türklerden geri alması |
|
24 |
1204 |
Trabzon
Rum İmparatorluğu (Komnenoslar) |
|
25 |
12’nci
Asır |
40.000
Kuman ailesinin Gürcistan’a göç ederek hristiyan olmaları ve Doğu Karadeniz’e
yerleşmeleri (39) |
|
26 |
1280 |
İmparator
Giorgi’nin Çepnilere esir olması (40) |
|
27 |
1350 |
Rumların,
çevredeki yoğun Türk yerleşimi yüzünden kalelerin içlerine sığınma zorunda
kalmaları (41) |
|
28 |
1461
|
Trabzon’un
tekrar fethi. |
|
|
Bu
kronolojinin dikkatle ve tarafsız bir gözle (tarafsız kelimesinin altının
bilhassa çizilmesi lâzımdır, çünkü incelemeler lüzûmsuz bir telâş ve ısrarla
Bizans ve Rumluk menfaatleri açısından yapıldığı için artık gına gelmiş ve
yapılacak değerlendirmelerin Türkçü olmasından geçtik; hiç olmazsa tarafsız
olmasına razı olur hâle gelmişizdir) incelenmesi ile şu sonuçlara
varılacağını görüyoruz: 1.
Bölgenin yerli halkı Milât’tan binlerce yıl önce Ortaasya’dan göç etmiş
Turanî ırka mensup insanlar (kavimler)dır. 2.
Bölge muhtelif zamanlarda çeşitli devletler tarafından sömürge olarak
kullanılmak üzere (Yunan ve Fars-Pers-asıllı) işgal edilmiş, bu maksatla kısa
süreli koloniler kurulmuştur. 3.
Bu koloni devletlerde mahalli halk Turani, idareciler ise işgalcinin siyasî
temayüllerine göre değişen ırklara mensup yabancılar idi. 4.
Bu koloni devletlerin, en güçlü oldukları zamanlarda bile hükümranlıkları
bulundukları şehir surlarının içi ile sınırlı kalmış; sur dışı ise Turanî
kavimlerin, Oğuz - Türkmen ve Çepni’lerin hakimiyeti altında olmuştur. 5.
“Yabancı” istilâcı ve işgalcilerin kesif olarak geldikleri geçici zaman
aralıklarında bölgede yoğunluğu teşkil etmeleri yüzünden; o “belirli” zaman
aralıklarında işgalcinin dil ve kültür ögeleri “moda” olabilmiştir. 6.
Bu durum, binlerce yıllık tarihî geçmişe ait kültür öğelerinin zamanın
yıpratıcı etkisi ile yok olması neticesini doğurmuş; nisbeten yakın tarihli
“modaların” izleri ise günümüze kadar intikal etmiştir. İşte
bu yüzden yukarıdaki kronolojik kavimler listesi bir turnusol kağıdı görevi
görmektedir. Meselâ ekalliyet mensubu levantenler ve ruhlarını işgalciye
satmış sömürge aydınları itikat ve meşreplerine göre listeye pekâlâ Elenofil
bir yorum getirebilmekte; ve bundan beis duymak bir yana haz bile
alabilmektedirler. Meselâ
Tibarenler, Eti ve Friklere ait tapınaklar yok olmuştur ama yakın tarihli
hristiyan kiliseleri ve tabiî camiler ayakta kalabilmiştir. 7.
Genel’den özel’e inecek olursak; evet bölgede Yunan asıllı oldukları ısrarla
öne sürülen bazı sömürgecil gruplar M.Ö. 800’den itibaren görülmüşlerdir. Ama
onlardan evvel M.Ö. binlerce yıldan itibaren Karadeniz’e Ortaasya’dan gelip
yerleşen Tibaren, Muski, Halib, Haldi, Kohl, Gas ve Gud’lar Turanî ırka
mensuptular. O halde neden meselâ Trabzon’un ilk isminin Turanca “Tibaren”
olduğu unutularak ısrarla Elence’den bozma Trapezus tercih edilmekte,
anlaşılır şey değildir.. Öbür
grup ise, bakmayın diğerleri tarafından “Vatan - Millet - Sakarya” diye
küçümsenmelerine; bölgeyi şu veya bu şekilde istilâ etmiş olan sömürgecilerin
birkaç yıllık işgallerinin, yerli Turanî ırkın binlerce yıllık iskânı
gerçeğini örtmesine müsaade etmeyenlerdir. Kazara yaşanılan birkaç yıl, binlerce yıllık geçmişe ve
binlerce yıllık geleceğe ipotek koyabilir mi? ----------------------------------------------- 26. Goloğlu.
Anadolu'nun Milli Devleti - Pontos. Sayfa 14. 27. Bostan.
age. Giriş bölümü. Sayfa 1. Vecihi Hatipoğlu’na atfen: “Bazı araştırmalarda
bölgeye ilk olarak M.Ö. 3 bin ile 2 bin yılları arasında Oğuzların öncü
kollarından biri olarak kabul edilen “Gas / Kas” ve “Gud / Gutiler”in
yerleştiği yeralmaktadır.” 28. Goloğlu.
a.g.e., Sayfa 78. Fransız Akademisi üyelerinden Lebeau’ya atfen: Mitridat
Pont ülkesine geldiği zaman bu bölgede oturmakta olan halk üç bölümdü.
Birincisi İranlılar ki, bir takım tapınak kâhinleriyle soylu kişilerden
ibaretti. İkincisi Yunanlılar ki, kıyı illerinin şehirlerinde oturuyorlardı.
Üçüncüsü Turanlılar ki, çok eskiden beri burayı vatanları yapmış olan
bölgenin asıl yerli ahalisi idiler. Goloğlu
aynı sayfada bir cümle sonra yine Lebeau’ya atfen Amazonlar, Busirler,
Tibarenler, Halibler, Makronlar, Mosinekler'in de Turanlı olduğunu ifade
etmektedir. 29. Faruk
Sümer. Tirebolu Tarihi. Sayfa 12. Sümer; Anabasis’e göre Kohllar, Driller,
Mossinoikler, Halibler ve Tibarenlerin ayrı ayrı, bölgenin hangi kesimlerinde
yaşadıklarını anlattıktan sonra şu hükme varıyor: “Bütün bu toplulukların
kavmi menşeleri, yani hangi soydan geldikleri meçhuldür. Yalnız onların
hiçbirinin Yunan asıllı olmadığı kesindir.” 30. Bostan.
a.g.e., Sayfa 31. Yılmaz
Öztuna. Devlet ve Hanedânlar. Cilt-3, Kültür Bakanlığı Yayınları. Sayfa 127. “Türklerin
tarih öncesinin, Teoman ve Mete’den önceki Türk tarihinin en mühim siyasi
kuruluşu, Sakaların kurduğu devlettir. Sakalar güney batıya, İran’a doğru
inen Türklerdir ki geniş ölçüde Ari İranlı unsurlarla karışmışlardır.
Yunanlıların İskit dediği kavimdir. Hanedân ve hâkim unsur Türktür. Türklerin
diğer kavimleri, Arileri yönetmek ve idarelerinde toplamak için yaptıkları
ilk tarihi tecrübedir.” 32. Goloğlu
age. Sayfa 41. MÖ 400’de Ksenefon’un Sakalara (İskitler) rastladığını
belirtiyor. 33. Yücel
- Sevim. Türkiye Tarihi. Cilt 1. Sayfa 25. “Suriye’de
çok kalmayan Hun atlı kuvvetleri, kuzeye yönelerek Orta Anadolu Bölgesi'nden
geçip Doğu Anadolu ve Azerbaycan yoluyla yeniden Kafkas dağlarını aşarak Karadeniz’in
kuzeyindeki yurtlarına yöneldiler. (Milâttan Sonra 396)”. 34. Yücel
- Sevim. age. Cilt 1. Sayfa 26. “Hun
Türklerinin istilâsından sonra Bizans hakimiyetinde bulunan Anadolu'ya ikinci
Türk istilası Sabarlar tarafından gerçekleştirildi.. Sabarlar Kafkasların
güney bölgelerine kadar olan Bizans memleketlerini istilâ ettiler... Bu
geçici istilâ hareketinden sonra Sabarlar Kafkas dağlarını aşarak yurtlarına
geri döndüler.” 35. Yücel
- Sevim. age. Cilt 1. Sayfa 26. “Hun
ve Sabar Türkleri'nden sonra Anadolu’ya üçüncü Türk girişini 8’inci
yüzyıl’dan itibaren müslüman Türkler gerçekleştirdiler.” 36. İbrahim
Kafesoğlu. Türk Milli Kültürü. Sayfa 70. “...
Kilise adamlarının dehşet dolu gözleri önünde akıncılar sonbahara doğru
kuzeye çark ederek Orta Anadolu’ya, Kappadokia - Galatia’ya ulaştılar ve
oradan Azerbaycan - Bakü yoluyla kuzeye merkezlerine döndüler. (385 - 396).
Bu Türklerin Anadolu’da tarihi kayıtlarla sabit ilk görünüşleri olmalıdır.” 37. Hanefi
Bostan. age. Sayfa 2. 38. Hanefi
Bostan. age. Sayfa 2 39. Bostan.
age. Sayfa 304. 40. Sümer.
age. Sayfa 36 41. Sümer.
age. Sayfa 49. |
|
|
Araştırmanın Devamı Olan Diğer Bölümler: Şimdiki
Sosyal yapı ve Kültür Özellikleri |