|
Bilim
ve Teknik Dergisi Temmuz 2000 sayısından: KARADENİZ, HAMSİMİZ VE HAMSİGİLLER |
Ferit BİNGEL(*) Hasan Örek(*) |
|
|
Hamsi
kendisi küçük kültürü büyük bir balık. Çoğumuzun sandığı gibi yalnızca
Karadeniz’e özgü değil; pek çok denize yayılmış. Ne var ki, hiçbir yerde
Karadeniz de olduğu gibi yöre halkının yaşamıyla bütünleşmiş değil. Bu balık
yöre balıkçıları için bir temel geçim kaynağı olmakla kalmamış; bu denize
komşu illerimiz için bir sembol haline gelmiş. Hamsi, Karadeniz halkı
dışındakilerin düş gücünü aşan çeşitlilikteki yemekleriyle de ünlü... Üstelik
şöhreti yeni de değil. Ünlü gezgin Evliya Çelebi Seyahatnâmesinde hamsiye
değinmeden edememiş. Ancak tarihlere geçmiş bu balık şimdilerde tarihe
karışmak tehlikesiyle karşı karşıya. Artan av miktarları, bu küçük balığı, ve
sembolü olduğu mizahi kültürü tehdit ediyor. HAMSİ
ülkemiz sularında özellikle Karadeniz de kış aylarında gırgır adı verilen
çevirme ağlarıyla avlanan doğal ürünümüz. Engraulis (yani hamsi) cinsi
türler genellikle bütün tropik ve subtropik denizlerde yaşayıp, köy
kesimlerinde sürüler oluşturuyorlar. Hatta zaman zaman nehir deltalarında da
görülebiliyorlar. Hamsi özellikle Karadeniz ve Azak Denizinde bol miktarda
bulunan bir balık türü. Bu balığın Karadeniz deki türleri, Engraulis
encrasicolus ponticus ve Engraulis encrasicolus maeticus. Bunlardan
Engraulis encrasicolus ponticus, Karadeniz hamsisi olarak Hamsinin
Davran ve Göçü Karadeniz
hamsisi kuzey-güney yönünde kışlama, beslenme ve üreme göçü yapar. Güney
yönünde kışlamak ve kuzey yönünde de beslenme ve üreme göçünün hızı günde 10- Hamsinin
Besini Hamsi,
plankton yiyen bir balıktır. Beslendiği organizmalar, Calanus cinsi Copepoda
(Kürekayaklılar), Cirripedia (Dola kayaklılar) ve Mollusca (Yumuşakçalar)
larvalar oluşturuyor. Hamsi, aynı beslenme basamağında Sürüler,
Martta Türkiye kıyılarındaki kışlama alanından kuzeydeki Hamsi
kuzey-güney-kuzey göçünde ya kıyıyı izler ya da doğrudan denizi karşıdan
karşıya geçer. Üreme
Karadeniz
hamsisi cinsel olgunluğa bir yılda ulaşır. Mayıs-Eylül ayları arasında 10 ve
daha çok batında yumurtlama gerçekleşir. Bir yaşındaki genç balıklar ilk kez
yumurtlama sezonunun sonuna doğru yumurta bırakırlar. Bireysel ortalama
doğurganlık 42,000 yumurta olarak bulunmuştur. Hamsinin
ömrü 2-3 yıldır. Geçirdikleri birinci kıştan sonra olgunlaşırlar. Yumurtlama
17- Genellikle
(Mayıs ayında) bırakılan (erken batın) yumurtalardan çıkan larvalarda yüksek
ölüm oranlar görülmektedir. Bu durum larvaların dikey göç Bazı
araştırmacılarca hamsinin ana yumurtlama alanının kuzey ve kuzey- Karadeniz
ve Hamsi Türkiye
su ürünleri üretiminin % 90 denizlerden elde ediliyor. Avlanan toplam su
ürünü kaynaklarının% 82 siyse Karadeniz'den gelmekte. Türkiye'nin toplam
olarak avladığı deniz balıkları, avcılığın görece az olduğu dönemle,
avcılığın yine görece yüksek olduğu dönem olan 1950-1980 yılları arasındaki
30 yılda 4 kez artarak yılda 400.000 tona ulaşmış bulunuyor. Bu
artış bir yandan gerçekten avlanan miktarın artmasından kaynaklanırken, bir
yandan da hamsi ve istavrit gibi balıklara ait istatistiklerin daha iyi
toplanabilmesinden ileri geliyor. 1958-1986
arasında kalan 28 yılda avlanan hamsi miktarı 4.4 kez artmış durumda. Bu av
karaya çıkartan Karadeniz gırgır filosundaki gelişme oldukça hızlı ve yüksek.
Bu tür bir gelişmeyi, büyüklükleri çevresel koşullarla sınırlı stokların
kaldırması zordur ve geçmişte av miktarlarının ciddi azalması da Karadeniz
bölgesinde artan av ve avcılık baskısı, önceleri sanki bitmezmiş gözüyle
bakılan hamsi stoklarının 1988/1989 sezonuyla birlikte önemli miktarlarda
azalmasına neden olmuş bulunuyor. Bu azalmanın bir başka 1988/89
avcılık sezonuyla birlikte azalan fakat şimdi artmış görünen 1978-1989
yılları için ODTÜ-Deniz Bilimleri Enstitüsünce yapılan çalışmalarda
balıkçılığın durumu ele alınmış ve Karadeniz kıyımızda kışlayan hamsinin
verebileceği sürekli en yüksek ürün 1968-89 dönemine ait verilerle 346 bin
ton olarak tahmin edilmiştir. Bulgar bilim adamlarından Prodanov ve Stoyanova
ise, F.Bingel ve ekip arkadaşlarınca daha önce sunulan verileri de
kullanarak, tüm Karadeniz'de aynı dönem için 540 bin ton, 1968-95 dönemi
içinse 461 bin ton en yüksek sürekli ürün miktarları tahmin etmiş bulunuyorlar.
Bu
değerlerden de görülebileceği gibi bütün Karadeniz için tahmin edilen
miktarlar Karadeniz kıyımızda kışlayan hamsi için tahmin edilen miktarlara
oldukça yakın. Bu veri ve sonuçların da Karadeniz hamsi avının yüksek
değerlere çıkması hem araştırıcı hem uygulayıcı ve düzenleyici organlarda ve
hem de ulusal kaynak ve kamu mal olan hamsiden geçimini sağlayan balıkçılarda
sevinç yerine kaygı uyandırmalı. Bugün artmış görünen hamsi avı yarın yeniden
azalabilir. Onbir yıl önce (1988/ 89) hamsi çöküşünün nedenlerinden biri de
1987/88 döneminde yaşanan "iyi avcılık" sezonunun aslında aşırı
avcılığa yol açmış olmasıdır. Buna bağlı olarak av, izleyen yıllarda
azalmıştır. Yakın geçmişte yaşanmış bu gerçeğin yol gösterici bir niteliği
olmalıdır. Çünkü olası ikinci hamsi çöküşünde birincisindeki kadar şanslı
olunmayabilir ve stokların kendilerini toparlaması çok daha uzun sürebilir,
hatta kendilerini hiç toparlamayabilirler. Öz
olarak belirtilen nedenlerden dolayı ülkemiz kıyılarındaki hamsi avının
iyimser bir yaklaşım olarak 300 bin tonu aşmaması gerektiği ve bunun
sağlanması için gerekli hassasiyetin gösterilmesi önem taşıyor. Bu çerçevede
son olarak önemli bir noktanın altının çizilmesinde yarar var: insanlar doğal
değişmeleri ve bunun sucul stoklara getirdiği artma ve azalmalar kontrol
edemiyor ve henüz bunu önceden de kestiremiyorlar. İnsanların tek kontrol
edebilecekleri faaliyet balıkçılıktır. Biyolojik koşullar gerektirdiği zaman
tüm diğer uygulama ve siyasi kaygıya dayalı karar ve uygulamalar geri plana itilmelidir.
Çünkü doğa affetmez. Hamsi
Ailesi Dünya
üzerinde yaşayan balıklar, kabaca toplam omurgalıların yarısını oluşturur. Bu
da 24,600 tür demektir. Balıklar dünyanın hemen hemen bütün sucul
ortamlarında bulunabiliyorlar. Himalayalar'daki yüksek dağ göllerinden,
okyanusların binlerce metre derinliklerine kadar tüm sucul ortamlarda
balıklar yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Balıklar bu geniş ve değişik yaşam
alanlarına uyum göstermek için zaman içinde evrilmiş bulunuyorlar. Yaşam
alanları tatlı su ve deniz olarak ayrıldığında balıkların % 58’i denizlerde,
% 41’i tatlı sularda ve % 1’i de hem tatlı hem de tuzlu sularda yaşadığı
anlaşılıyor. Balıklar, ilk çağlardan günümüze değin önemli bir protein
kaynağı olmuştur ve buna bağlı olarak da balıkçılık eskiden günümüze önemli
gelişmeler göstermiştir. Avcılığı yapılan balık türlerinin en yaygın ve
ekonomik öneme sahip takımının Ringagiller (Clupeiformes) olduğuna kuşku yok.
Bu takım içinde en önemli aileyse kuşkusuz hamsi balıkları (Engraulidae)
ailesi. Engraulidae ailesi içinde 16 cins ve 139 tür yer alır. Hamsiler
içinde en çok avlanan ve özellikle son yıllarda dünya üretiminin % 10’unu
veren cins ise Engraulis’tir. Yüksek
av veren bu cinste yer alan hamsi türleri de şunlardan oluşuyor: Engraulis
anchoita (Arjantin hamsisi), Engraulis australis (Avusturalya
hamsisi), Engraulis capencis (Güney Afrika hamsisi), Engraulis
encrasicolus (sularımızda da yaşayan Avrupa hamsisi), Engraulis
eurystole (Gümüş hamsi), Engraulis japonicus (Japon hamsisi), Engraulis
mordax (Kaliforniya hamsisi), Engraulis ringes (Peru hamsisi). Hem
hamsiler hem de bütün balıklar içerisinde avlanan miktarlar bakımından en
önemli tür Engraulis ringens'tir. Bu balık Peru açıklarında avlanır.
1960’lı yıllardan sonra endüstriyel ölçeğe çıkan Peru hamsisi avı, 1970’te
ulaştığı yaklaşık 13 milyon tonluk en yüksek düzeyden 1971’den sonra düşmeye
başlamış ve hatta 2 milyon tonun altına inmiş bulunuyor. Hamsi
türlerinin balıkçılık açısından önemli diğer iki türüyse, Japon hamsisi (Engraulis
japonicus) ve Avrupa hamsisidir (Engraulis enrasicolus). Engraulis
japonicus adından da anlaşılacağı gibi Japon denizinde avlanan bir tür.
Bu türün av değerleri Peru hamsisi kadar olmasa da yine de dünya denizlerinde
avlanan en önemli küçük pelajik balık türleri arasında yer alıyor. Ülkemiz
denizlerinde özellikle de Karadeniz de önemli miktarlarda avlanan Engraulis
encrasicolus da dünyada en çok avlanan hamsi türlerinden. E.
Encrasicolus, diğer iki hamsi türüne göre daha değişik su özelliği olan
denizlerde yaşıyor. Avrupa hamsisi (veya bildiğimiz hamsi) Kuzey denizi,
Kuzey Doğu Atlantik, Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz de Azak Denizi dahil
olmak üzere dağılmış durumda. Avrupa hamsisi, Karadeniz başta olmak üzere
bulunduğu tüm denizlerde hem kıyı, hem de uzak mesafe (açık deniz) avcılığı
yapan ülkeler tarafından avlanıyor. Hamsiler
Neden Bol? Hamsilerin
avcılık açısından bu kadar değerli olmalar ve bu kadar çok miktarda
avlanmalarının nedenleri bu canlının ekolojik ve biyolojik özelliklerinde
aranmalı. Hamsiler kabaca üçüncü beslenme basamağında zooplankton ile
beslenirler. Bununla birlikte, bazı hamsilerin diyetinde fitoplanktonlar da
yer alıyor. Bu nedenle beslenme basamağı biraz daha arkaya çekilmiş oluyor.
Beslenme ağının alt kısımlarından beslenmek, hamsi türlerine zengin besin
kaynağı sağlıyor ve sonuç olarak da zengin stoklar oluşturmalarına neden
oluyor. Hamsinin
Avlanması Geçmişte,
motorlu araçların olmadığı çağlarda hamsi ve benzeri balıklar, insan gücü ve
sonralar yelkenle hareket eden deniz araçlarında bugünkülerden çok küçük
ağlarla avlanmaktaydı. Zamanla motorize olan ve bu nedenle de giderek büyüyen
tekneler değişik düzeneklerin yardımıyla daha büyük çevirme ağlar kullanmaya
başladılar. Örneğin bugün çoğumuzun normal kabul ettiği gırgır ağ makarası
ülkemize 1950'li yıllarda Et ve Balık Kurumu vasıtasıyla geldi. Bugün bu
makaralar hidrolik sistemlerle çalışıyor. Hamsiler bilindiği gibi sürü
oluştururlar. Balıkçılar önceleri yerini tecrübeye dayalı bilgileriyle
saptadıktan sonra bunların etrafını kaçamayacakları bir ateş ile çevirip
avlamaktaydılar. Günümüzde
tek fark, 1980'li yılların başından bu yana su altı radar denen Hamsi
genellikle gırgırlar ile avlanmakta birlikte, nadir olarak tek ya da çift
tekneyle çekilen orta su trol ağı ile de avlanmakta. Hamsi
Tüketimi Tüketim
bir seçim sorunu. Ülkemiz insanlar su ürünlerini taze tüketmeyi yeğlerler.
Avın taze tüketilemeyen küçük bir kısmıysa, eskiden tarlalara gübre olsun
diye atılırken günümüzde balık unu ve yağına dönüştürülüyor. Diğer ülkelerde
avlanan hamsilerse konserve, salamura, taze olarak ve sonuçta yine balık unu
ve ya fabrikalarında işlenerek değerlendiriliyor. Görülebildiği
kadar hamsimiz her yönüyle yararlı bir canlı olup neredeyse her derde deva
bir özelliğe sahiptir. O halde küçüklüğüyle ters orantılı üne sahip bu
balığın avlanmasında biraz daha sorumlu davranılması gerekiyor. Evliya Çelebi ve Hamsi Çoğumuz
balık pazarlarında ya da seyyar satıcı tepsilerinde, bir diğerimiz gırgır
tekneleri avların boşaltırken ve belki de önemli bir kısmımız annelerimizin
mutfağında hamsiyi görmüşüzdür. Belki bu canlıya dikkat etmiş belki sadece
bakıp geçmiş ya da afiyetle bir güzel yemişizdir. Hamsi ile karşılaşmamız
hangi şekil ve düzeyde olursa olsun bu balığı merak edenler şüphesiz pek
çoktur ve şimdi bu meşhur canlıyı yine meşhur bir ismin ağzından tanıyalım.
1670’lerde Trabzon a seyahat eden Evliya Çelebi bölge balıklarıyla ve
özellikle hamsiyle ilgili görüşlerini şöyle dile getirmiştir: "Beğenilen
balıklar: Levrek balığı, kefal balığı gayet lezzetlidir. Bir karıştan uzun
kırmızı başlı tekir balığı, uskumru balığı ve daha bin çeşit balıklar vardır.
Amma bunların hepsinden fazla Lazların üzerine düştükleri, alışverişi
hakkında kavga ettikleri hamsi balığı. Bu balık Hamsinde (kış mevsiminin 50
günlük bir bölümü) çıktığı için, hamsi balığı derler. Balığın çıkışını
dellâllar halka haber verirler. Dellâlların bir çeşit mürves ağacından
boruları vardır. Bir kere su urunca, Ahça çomakla bir mendil hamsi ver diye
ince sırmalı mendillere bal koyup giderler. Balığın suyu akarak giderken,
bazıları suyun aktığına acıyarak, Bre balığın suyunu akıtıyorsun. Suyuna bir
pilavcık sallasana diye şaka ederler. Şu beyitleri de söylerler: Trabzondur
yerümüz Ahça
tutmaz elümüz Hamsi
paluk olmasa Nice
olurtu halumuz" sayfa 458-459 Meşhur
hamsimizin diğer baz özelliklerini yine Evliya Çelebi'den öğrenelim: "Bu
balık bir karış, ince ve morca cilalı, gümüş gibidir. Faydası o derecedir ki,
yedi gün devamlı yiyen kimsenin şehveti son derece artar. Çok kuvvet verici
ve hazmı kolaydır. Yemeğinde balık kokusu olmadığından, yiyene hararet
vermez. Ağır hastalığına tutulan adam yese şifa bulur. Bir evde yılan ve
çıyan olduğu zaman, hamsi balığının başı tütsü edilirse kaçar" sayfa
459. Hamsi
yemeklerine de yine merhum Evliya Çelebi ile başlamak yanlış olmasa gerektir.
Diyor ki " bunu" yani hamsiyi " yemek Trabzonlulara hastır ki
kırk çeşit yemeğini pişirirler. Kebabı, çorbası, yahnisi, böreği ve baklavası
olur. Fakat pilaki derler, bir çeşit tavası vardır ki şöyle yapılır: Önce bu
hamsi balığını güzelce temizleyip onar onar kamışa dizerler. Maydanoz,
kereviz, soğan ve pırasayı ince kıyıp tarçın ve siyah filfil ile
karıştırdıktan sonra, pilaki tavasının içine bir kat hamsi, bir kat bundan
döşeyip Trabzon' un âb-ı hayata benzer zeytinyağın üzerine dökerler. Bir saat
kadar kuvvetli ateşte pişirildikten sonra yerken ki, doğrusu sevilecek
mübarek bir yemek olur. " sayfa 459 (*)Hasan Örek, Ferit Bingel Orta Doğu Teknik
Üniversitesi, Deniz Bilimleri Enstitüsü Kaynaklar: Bingel, F., Gücü, A. C. , Niermann, U. , K dey , A. E. ,
Mutlu, E. , Doğan, M. , Kayıkçı, Y., Avşar, D., Bekiroğlu, Y., Genç, Y. ,
Okur, H. , Zengin M. , 1965: Karadeniz stok tespiti projesi-Balıkçılık
araştırmaları. Proje No: TÜBİTAK, DEBAG 74/ GFinal Reoprt. IMS-METU, Erdemli.
Chashchin, A. K. , 1995: Abundance, distribution and
migrationj of the Black Sea anchovy stocks. Tr. J. of Zoology 19 Düzgüne , E. , Karaçam, H. , 1989: Karadenizdeki hamsi (
Engraulis encrasicolus L. 1758) balıklarında bazı populasyon parametreleri ve
büyüme özelliklerinin incelenmesi. Do a, Tu-Zooloji. D. C. 13( 2) . Einarson, H. , Gürtürk, N. , 1960: Abundance and
distribution of eggs and larvae of the anchovy ( Engraulis encrasicolus
ponticus) in the Black Sea. st. Üniv. . , Fen Fak. Hidrobiyol. Araşt. Enst.
Yay. Evliya Çelebi 1672: Evliya Çelebi Seyahatnamesi.
Sadeleştiren T. Temel Kıran, N. Ate . Cilt I-II. Üçdal Ne riyat, stanbul,
1986. FAO, 1998: Fish Stat Plus Ver 2.19. Fisheries statistics software by
Yury Shatz. Fischer, W. , 1973( Ed) : FAO species identification sheets
for fishery purposes. Mediterranean and Black Sea ( fishing area 37) Vols.
1-2 Rome, FAO. page, var. Grainger, R. , 2000: Recent trends in global fishery
production ( World fishery production up to 1996) . FAO. Helfman, Gene, S. , Bruce, B. C. , Facey, D. E. , 1997: The
diversity of fishes. Blackwell Science. Malden. Mass, USA Ivanov, L. , Beverton, R. J. H. , 1985: The fish resources
of the Mediterranean. Part two: Black Sea. Etud. Rev. CGPM/ Stud. Rev. GFCM. Karaçam, H. , Düzgüne , E. , 1990: Age, growth and meat
yield of the European anchovy ( Engraulis encrasicolus L. 1758) in the Black
Sea. Fisheries Research 9( 1) Muus, B. J. , Dahlström, P. , 1968:
Meeresfische. BLV, München. Naukova dumka Prodanov, K. B. , Stoyanova, M. D. , 1999:
Maximum sustainable yields ( MSYs) of the Black Sea anchovy ( Engraulis
encrasicolus) and horse mackerel ( Trachurus mediterraneus) . Similarities Slastenenko, E. , 1955/ 56: Karadeniz havzas bal klar .
Çeviri H. Altan. EBK Yay. stanbul. Whitehead, P. J. P. ve T. Wongratana: 1986. Engraulidae. p.
204- Whitehead, P. J. P. , Nelson, G. J. , Wongratana, T. ,
1988b: Clupeoid fishes of the world ( Suborder Clupeoidei) . P 2.
Engraulididae. FAO Species Catalogues, FAO Fisheries Synopsis, no. 125. Temmuz 2000 101 Karadeniz gırgır balıkçı filosundaki
gelişmeler. Karadeniz de de bulunan hamsi ( Engraulis encrasicouls) Peru
hamsisi ( Engraulis ringes) Japon hamsisi ( Engraulis japonicus) |