KARADENİZ'İ EN ÇOK TUNA KİRLETİYOR
|
|
TUNA
Nehrinin Türk tarihi ve kültürü içinde özel bir yeri vardır. Gazi Osman
Paşa'nın meşhur "Plevne Müdafaası" Tuna Nehri kıyısında
gerçekleşmiştir. Bir savunma şaheseri olarak tarihe geçmekle birlikte,
sonunda Gazi Osman Paşa Plevne'yi kaybedince şu marş besteleniyor: Tuna
nehri akmam diyor Etrafımı
yıkmak diyor Şanı
büyük Osman paşa Plevne'den
çıkmam diyor Şimdi
aşağıdaki satırları okuyunca, "Tuna Nehri akmam desin" diye dua
edeceğinizi düşünüyorum. Çünkü Tuna Nehri artık Karadeniz'e hayat değil ölüm
taşıyor. En ağır kirletici maddeler Karadeniz'e Tuna yoluyla geliyor. Tuna
Nehri'nin Karadeniz'deki çevre felaketindeki payını en yetkili ağızdan,
Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu'ndan okuyalım. "Denizlerimizi
makro düzeyde kirleten büyük nehirlerdir. Bunların başında Tuna Nehri
geliyor. Maalesef çevreci geçinen Avrupa'nın sanayici ülkeleri, Tuna
Nehri'nin temizliğine özen göstermiyorlar. Bütün evsel ve sanayi atıklarını
bu nehire atıyorlar. Bugün Karadeniz'in kirliliğinde Tuna Nehri'nin payı
yüzde 75'tir. Karadeniz adeta çok süratli bir şekilde ölüme gidiyor. Bunun en
bariz örneği 1960'lı yıllarda Karadeniz'de yaşayan balık çeşitlerinin
azalmasıdır, 70'in üzerindeki balık çeşidi bugün 16'ya düşmüştür." Geçen
aylarda Tuna Nehri'ne Romanya'da siyanürlü atık döküldüğünü hatırlatan
Mirzaoğlu, "Siyanürlü atıklar gibi ağır metaller, evsel atıklar da
acımasızca Tuna Nehri'ne dökülmektedir" dedi. Mirzaoğlu,
üniversitelerin bu konuyu araştırdıklarını, çalışmalar sonuçlandığında ulusal
bir panel gerçekleştirileceğini belirterek, daha sonra uluslararasıç evreci
örgütler ve bilim adamlarıyla biraraya gelerek bu konuyu bütün insanlığa
maledeceklerini söyledi. Mirzaoğlu, "Belki de uluslararası bir örgüt
kurulacak, kirlilik bu yolla kontrol altına alınacaktır. Karadeniz'in
kirliliği demek, İstanbul'un kirliliği demektir. Ayrıca bu kirlilik
Yunanistan için de büyük bir tehdit oluşturuyor" diye konuştu. Tuna
nehrinden Karadeniz'e taşınan kirlilik daha çok sanayi atıklarından meydana
geliyor. Bilindiği gibi et tehlikeli kirlilik kaynağı bunlardır. İşte Tuna
yoluyla gelen kirliliğin tehlike arz edişinin tespiti. Macaristan'daki
olan Bölgesel Çevrecilik Merkezi (Regional Environmental Centre: REC)
Balkanlarda çevre konusunda mali yardıma gereksinim duyulduğunu bildiriyor.
REC tarafından yapılan araştırma sonuçları petrol ürünleri ve kimyasal
ürünlerin yanında 1000 ton kadar etilen kloritin de çevredeki petro-kimyasal
çalışmalar ve enerji istasyonlarından Tuna nehrine sızdığını ortaya çıkarmış
bulunuyor. Ayrıca
Romanya üzerinde de nehirde ağır metaller tespit edilmiş durumda. Bu yüzden
akan diğer lağım gibi kirletici etkenlerin etkisiyle doğanın temizlemesine
olanak bırakmayacak bir su kirlenmesi olduğu ve bunun büyük bir risk
oluşturduğu belirtildi. Bu
bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla; Tuna nehrinin Karadeniz'in kirletilmesinde
%75'lik payının yanısıra, büyük oranda da tehlikeli kirlilikte payı olduğu
ortaya çıkmaktadır. Artık
marşımızı değiştirsek, vema yeni duruma göre bir marş mı bestelesek? Tuna
nehri akmam desin Etrafımı
yıkmam desin Temiz
nehir olmadıkça Karadeniz'e
akmam desin. |