KARADENİZ
KİRLENMESİN
|
|
1988
yılından beri Karadeniz'in kirlilikten kurtulması için kurulan komisyon
çalışmalarını sürdürüyor. Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu,
Ukrayna ve Türkiye'den meydana gelen üye ülkeler, 1992'de Romanya'nın
başşehri Bükreş'te imzaladıkları "Karadeniz'in Kirlilikten Korunması
Sözleşmesi" uyarınca çalışmalarına devam ediyorlar. Bir zamanlar
yaklaşık 30 çeşit balığın yaşadığı, şimdilerde ise bunun 4-5 çeşide kadar
düştüğü Karadeniz'de, bu durumun meydana getirdiği zarar yıllık 1 milyar
dolar olarak tahmin ediliyor. Karadeniz'deki
kirliliğin önlenmesi doğrultusunda yapılması gereken çalışmalarda en önemli
sorun finansman olarak kendini gösteriyor. Çoğu eski Doğu Bloku ülkelerinden
oluşan kıyı ülkeleri, ekonomik dönüşümlerini tamamlayamadıklarından bir maddi
sıkıntı içinde bulunuyorlar. Bu durumda çevre gibi bir konuya büyük çapta
yatırım yapmaları beklenemez. ABD'nin
Maryland Üniversitesi'nden Prof. Neil Anderson ise, Karadeniz'de kirlenmeye
yol açan etkenleri şöyle özetliyor: "Tuna, Don ve Dinyeper nehirleri
Karadeniz'e Orta Avrupa'daki 160 milyon insanın kirliliğini taşıyor.
Karadeniz önemli bir iç deniz. Bu deniz üzerinde yapılan ekosistem
araştırmaları diğer kıyıdaş ülkeler açısından da önem taşıyor. Canlılık
kayboluyor." Karadeniz'le
ilgili çalışma ve projeleri bu yönde harcanan bir fona sahip olan NATO
destekliyor. NATO'nun desteği yanında TÜBİTAK tarafından yürütülen iki proje
de Karadeniz için hayati önem taşıyor. Bunlardan biri olan Eko Sistem adlı
proje sonuçlandığında Karadeniz'i kirleten nehirlere ve gemilere ilişkin
somut veriler elde edilecek. Ayrıca balık stoklarının artırılması yönünde
öneriler de getirilecek. Diğer proje ise Karadeniz ve diğer Türk
karasularının Dalga Atlası'nı çıkarmayı amaçlıyor. Şurası
muhakkak ki Karadeniz, Orta Avrupa'nın kirliliğini hak etmemektedir.
Karadeniz'de kıyısı olan ülkeler Orta Avrupa'dan Tuna, Don ve Dinyeper
nehirleri ile gelen kirliliğe karşı ortak hareket etmelidirler. Karadeniz,
kıyısında yaşayan insanlara geçim kaynağı olarak hizmet verebilmesi için bu
kirlenme muhakkak önlenmelidir. Aksi halde yarın çok geç olabilir ve balığı
olmayan, denize girme imkanı kalmayan ölü bir denizle karşı karşıya
kalabiliriz. |