Ali Rıza SAKLI'nın Lider KARADENİZ Gazetesi'nde Yayınlanan Yazıları

 

 

 

 

  

KOMŞUMUZ GÜRCİSTAN

 

Türkiye açısından Gürcistan'ın stratejik önemi; ülkemizin Azerbaycan'a, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'ne ve diğer BDT ülkelerine bağlantısını sağlamasından kaynaklanır. Ayrıca, Rusya ile aramızda bir tampon devlet görevi de yapması da önemlidir.

Ülkemizin Kafkasya ve Orta Asya ticaretinin anahtar geçiş ülkesi Gürcistan'dır. Dış ticaretin yeni gelişmeye başladığı bu bölgelere ancak Gürcistan üzerinden ulaşabildiğimizden, bu ülkenin geleceği de bizim için son derecede önemlidir. Sovyetler döneminde yıllarca kapalı kalan sınır kapıları yüzünden geri kalan Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerimizin kalkınması açısından da Gürcistan önemlidir.

Gorbaçov'la birlikte Sovyetler Birliği'nin dağılmasını sağlayan Eduard Shewardnadze, 1992'den beri Gürcistan'ın devlet başkanlığını yürütüyordu. 1995 ve 1998'de iki defa suikasta uğradığı halde kurtulan ve görevine devam eden Shewardnadze, sokak gösterileri sonucu geçen ay (Kasım 2003) koltuğunu bırakmak durumunda kaldı.

Yeni dönemde, Gürcistan Devlet Başkanlığı'nı üstlenen Meclis Başkanı bayan Nino Burjanedze ile Amerika'da eğitim görmüş ve avukatlık yapmış muhalefet lideri Mikhael Saakaşvili öne çıkmaktadır.

Gürcistan'ın geleceği ile ilgili görüş belirtmeden önce, Shewardnadze'nin ayrılmaya mecbur edilişini iyi analiz etmek gerekir. Sadece 600 dolar civarında kişisel geliri olan Gürcistan, zenginleşecek kaynaklara da sahip değildir. Böyle bir ülkede, toplumu yönlendirmek için küçük para meblağları bile önemli sonuçlar doğurabilir.

Macar asıllı spekülatör George Soros'un Gürcistan'a olan aşırı ilgisi, bu ülkede "Açık Toplum Derneği", "Özgürlük Vakfı" gibi kuruluşları kurdurması veya desteklemesi ile kendini göstermiştir. Soros bununla da kalmayarak, Saakaşvili'nin Ulusal Hareket Partisi'ni, Rustavi 2 TV istasyonunu ve Kmara! (Yeter!) adlı gençlik örgütünü de finanse etmiştir. Bütün bu destekler ve bazı gençlik liderlerinin eylemler için özel olarak eğitilmesi sonucu Gürcistan'da iktidar devrilmiştir.

Uluslararası sermayeye sunabileceği bir şeyi olmayan 4,5 milyon nüfuslu küçük ve fakir Gürcistan, neden bu kadar önemli görülmüş ve operasyonlara muhatap kılınmıştır? Spekülatörlük yaparak para peşinde olan bir kişi, neden Gürcistan'da hükümeti değiştirmek için para harcamıştır? Bu sorular, Gürcistan darbesinin arkasında başka güçler olduğunu göstermektedir.

Azerbaycan, Türkiye ve Gürcistan arasında sıkışmış ve Azerbaycan'ın %20 toprağını işgal ettiği için ambargo altında olan Ermenistan, Gürcistan'ı bir denize çıkış ülkesi olarak yanında görmek istemektedir.

Ermenistan'da yaşayan Ermenilerin nispi barışçı tutumuna karşılık, ABD'deki Ermeni lobilerinin daha sert oldukları ve Ermenistan'ın aldığı toprakları geri vererek barış yapmasını istemedikleri bilinmektedir. Bu ülkenin Türk ambargosundan kurtularak sınır kapısı açıp ticaret yapabilmesi ise barış yapmasına bağlanmıştır.

Bize göre Spekülatör Soros, ABD'deki Ermeni lobisinin ve bu lobinin talebini yerine getirmeyi hedefleyen ABD yönetiminin verdiği görevi yerine getirmiştir. Gürcistan darbesi, CIA tarafından organize edilmiştir. ABD Ankara Büyükelçisi Edelman'ın Ankara'ya henüz geldiği günlerde; "Ermenistan kapısını açın yoksa biz açarız" türünden ettiği lafların ne anlama geldiği de böylece daha iyi anlaşılmış olmaktadır.

Gürcistan'ın kendi ulusal menfaatleri yerine, Ermenistan menfaatlerine payanda edilmeye çalışılacağı, bu ülkenin fakirliği istismar edilerek çeşitli oyunlara alet edileceği endişesi vardır.

Acaristan lideri Aslan Abaşidze'nin Shewardnadze'yi desteklediği, hatta Acaristan'dan otobüslerle insan göndererek onu savunduğu bilinmektedir. Bundan sonra, Tiflis'in dış destekli yeni yöneticilerinin Acaristan'a nasıl yaklaşacakları ve lideri Abaşidze ile uyumlu çalışıp çalışmayacakları merak konusudur.

Gürcistan'da bütün bunlar olup biterken, Türkiye'nin olaylardan habersiz kaldığını ve konuya vakıf olamadığını kimse düşünmesin. Ancak, dış politikanın ticaretle bu kadar iç içe geçtiği bir ortamda, artık dış ilişkileri sadece Ankara'ya bırakmamak gerektiğini düşünüyoruz. Sözgelimi Doğu Karadeniz'de "Kafkasya Araştırma Merkezi" gibi bir strateji merkezi kurularak, Kafkasya ülkelerinin yakın takibe alınması faydalı olabilir.

---------------------------------------------

Bu yazı Lider KARADENİZ Gazetesi'nin 5.sayısında yayınlanmıştır.

Ali Rıza SAKLI'nın Lider KARADENİZ'de Yayınlanan Diğer Yazıları

Karadeniz'in Turizm Umudu

Karadeniz Avrupa'nın Çöplüğü mü?

 Karadeniz'in Makus Talihi

Çay Sektöründe Rasyonelleşme 

---------------------------------------------

Ali Rıza SAKLI Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde Dışalımlar Uzmanı olarak görev yapmaktadır.

Tel (İş): (464) 213 02 11(den 279) Cep: 0535.4599324

E-posta: alirizasakli@yahoo.com