HATİNOĞLU (HATUNOĞLU) AİLESİNİN TARİHÇESİ

Şinasi HATİNOĞLU (*)


 

        İnsanlar eski zamandan beri karşılaştıklarında birbirlerine genelde “KİMSİNİZ”, “KİMLERDENSİNİZ” veya “HANGİ MİLLETTENSİNİZ” sorusunu sordukları bilinen bir gerçektir. Bu tanıma sorusuyla; dost-düşman, güvenilir-güvenilmez endişelerini giderirlerdi.

        Zamanımızda bu sorgulama yönteminin daha da ileri boyuta götürüldüğünü, kimlik ile ilgili kendi kendini sorgulama şeklini basında ve kişilerin tavırlarında görmekteyiz.

        İnsanların artık “KİMİZ, KİMLERDENİZ, NEREDEN GELDİK ve NİÇİN GELDİK” gibi temel soruları kendilerine sordukları bilinen bir hakikattir.

        Gün geçtikçe, kişilerin kimlikleriyle ilgili artan merakın, bilgisiz veya art niyetlilerin çeşitli yakıştırmaları sonucu derin yaralara neden olma endişesi vardır. Kötü niyetlilerin bu konuyu sürekli irdelemeleri, ihanet noktalarına kadar varan ithamlara neden olmaktadır.

        Bu itibarla 1392 tarihine dayanan ailemiz tarihçesini bir kez daha yeni nesillere duyurmayı uygun gördüm.

        Ailemiz tarihçesi hakkında “HATİNOĞLU AİLESİ TARİHÇESİ” kitabında geniş bilgi verilmiştir. Ancak, bu defa elimize yeni geçen ERZURUMLU yazar HİLMİ GÖKTÜRK Bey’in “ANADOLU’NUN DAĞINDA OVASINDA TÜRK MÜHRÜ” isimli eserinin 182. sayfasında, önceden bildiğimiz gibi, “AKKOYUNLULAR’ı anlatırken ailemiz hakkında geniş bilgiye yer verilmiştir.

        HATİNOĞLU ailesi mensuplarının AKKOYUNLU menşeli oldukları bu defa kaynak belgeler ile teyit edilmiştir.

        Eserin bu sayfa dipnot kısmına ailemizin menşeini teşkil eden tarihi belgeyi ailemiz mensuplarını bilgilendirmek için aynen aşağıya çıkarıyorum. Çünkü şairin biri aynen şöyle demiş:

        Derler insanda derin bir yaradır KÖKSÜZLÜK,

        Budur alemde hudutsuz ve hazin ÖKSÜZLÜK

        Saygı ve en derin sevgilerimle.

Şinasi HATİNOĞLU

 

        “Meşhur Kars eşrafından olan Hatunoğlu’larının bir kolu da AKKOYUNLU TÜRKMEN hanedanına uzanır. Bu büyük tarihi sülale, 1392’de idareleri altındaki oymaklarla birlikte, KIRIM’dan TOKTAMIŞ Ordusunun himayesi altında gelerek, Kars topraklarına yerleşmişlerdir.

        1404 yılında ANADOLU yoluyla Semerkand’a giden İspanya elçisi KLAVİYO, “Kudüs’ten Semerkand’a Seyahat” isimli kitabında bu sülalenin “nereden geldiği” ve ne denli eski” olduklarından bahsetmiştir. İşte 1404 ve IĞDIR‘ın hakimesi olan HATUN, bunların nineleridir. Ve yaşayan bu anane aynen şöyledir:

        “Bugün Arpaçayı sağında MAGAZBET kalesindeki süslü HATUN-KÜNBETİNDE yatan ve Hatunoğlularına ad veren nineleri ile bunun kocası, kalabalık bir oymakla KIRIM’dan Kars toprağına (Toktamış ordusuyla) gelmişler, buralara yerleşmişler. Sonradan İran Padişahı (TEMÜR) bir gün ordu ile gelerek buraları almış ve kendisine karşı koydukları için “KIRIM” padişahının buradaki beğleri ile bütün erkek çocuklarını bile kılıçtan geçirmiş ve erkek soylarını kesmiş. (Tarihte bilinen Temuçin liderliğinde Moğolların Orta Asya’dan batıya doğru devam eden, Dünyada emsali az görülen Buhara-Semerkand katliam ve istilanın devamı olabilir) Bu Beğler ailesinden ancak, hamile olan bir HATUN ile bir de Trabzon’a kaçabilen MURAT HAN adlı beğ sağ kalabilmiş. Sonradan bütün oymağın baş-tacı edip büyük tanıdığı bu hamile Hatun’dan, Kars Şüregel ve Magazbert, Digor beğlerinin babası doğmuş ve Şah’ın adamlarının korkusundan dipte bucakta saklanarak büyütülmüş. Herkes bu öksüz beğ oğluna babasız büyüdüğü için “KHATIN – KHATUN-OĞLU” demiş. Bu yüzden bu beğ çocuğundan doğanlara da bu aile adı verilmiş bulunuyor. Trabzon’daki beğ de bunların amucası sayılıyor.

        Gerek Trabzon’un en büyük eşrafından olan “MURATHANZADELER” gerekse Kars’taki “HATUNOĞULLARI”, aile ananelerine bağlı olarak öteden beri birbirlerini “AMCA OĞULLARI” saya gelmişlerdir.

        “KLAVİYO’nun tanıklığından başka Osmanlı arşivindeki tahrir defterleri kayıtları da yukarıdaki ananeyi ve bizim birleştirmemizi doğru gösteriyor. İlk “Revan Eyaleti Tahrir Defteri” olan H.999 (1591) tarihlisinde “Başvekalet Arşivi” tapu sayı (633) bu eyaleti teşkil eden 27 nahiyeden 13. sırada yazılan “Nahiye-i Mevazi-i KHATUN” Aras boyundaki köyleri içerisine almış gösteriyor. Koçavenk’te bulunan 1653 yılına ait Ermenice bir kitabede de “KHATUNOĞLU MUSTAFA AĞA’nın Hıristiyanlara çok iyi muamele edip, Kiliseye bile yardım yaptığı” anlatılıyor. M. BROSSET LES RUİNES D. Ani s.107-108 (Prof. M. Fahrettin Kırzıoğlu Kars tarihi Cilt 1)”

        Aile büyüğümüz rahmetli Rüştü dayımın yakın dostu Prof. Fahrettin Kırzıoğlu’nun “Doğu Karadeniz’in Türklüğü” ile ilgili Rize il merkezinde 19 Aralık 1986 yılında verdiği konferansta ailemizle ilgili aynen şöyle ifadede bulunmuştur. “Kars’ın en eski ailelerinden olan Hatunoğlu ailesinin bir kolu, çeşitli şartlarda bölgeye gelip Arhavi’de ikamet eden Hatinoğlu ailesi akraba mensuplarıdır”.

-------------------------------------------

(*) Şinasi HATİNOĞLU, Arhavi ilçesinin Üçırmak Köyü'ndendir. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde uzun süre Fabrika Müdürlüğü ve bir ara Genel Müdür Yardımcılığı yapmış ve halen aynı kurumda Müşavir olarak görev yapmaktadır.

 

Yazarın diğer yazıları:

Örnek İnsanı Anarken

O Kafa ve İhanet Haritası