ATMACA VE ATMACA AVCILIĞI
Şinasi
HATİNOĞLU (*)
|
|
Atmaca, doğu Karadeniz Bölgesi sahil
kesiminde avcılık ve besleme alışkanlığı için avlanıp eğitilen yırtıcı bir
kuş türüdür. Atmaca kuşunun hareketli, yırtıcılığı,
cengaverliği ve kıvraklığı nedeniyle Doğu Karadeniz bölge insanlarını
simgeleyen bir sembol olarak da kabul edilmiştir. halk arasında “atmaca gibi
saldırdı,” “atmaca gibi parçaladı” ifadeleri değerlendirmelerde çok kullanılır.
Atmaca kuşunun avlanıp beslenmesi, bu
bölgenin önemli bir kültür özelliği taşıması nedeniyle üzerinde ciddiyetle
durulması gerektiğine inanıyorum. Atmaca avı ile, atmaca kuşu ile
avcılık yapmak önemli bir merak ve zevk işidir. Zevkli olduğu kadar beceri ve
güç bir uğraştır. Atmacayı yakalamak, eğitmek ve avcılık yapmak birkaç
safhada gerçekleşir. Av zincirinin birinci halkası danaburnu (ğvapa) böceği
yakalama ile başlar. Toprakta yaşayan kemirici ve zararlı böceğin can düşmanı
hareketli, oynak ve ince yapılı göçmen kuş türünü (ğaço) yakalamaktır. Atmaca avında kullanılacak bu kuşun
avlanması güç olmasına rağmen, atmacacı için zorunludur. Avcı, danaburnu böceğini günlerce
toprağı eşeleyip deliklere sabun suyu dökerek dışarı çıkmasını sağlar ve onu
yakalar. Özel yapılmış tuzak, kafesin içine kuş girdiğinde kapak kapanarak
kuş yakalanır. Gizli bir yerde kafesi izleyen avcı, derhal kafesten kuşu
çıkarır. Kuşun danaburnu böceğini yemesini ve ona zarar vermesini önler. Ğaço kuşunun yakalanmasıyla atmaca
avının ikinci safhası kapanmıştır. Artık bu oynak,hareketli kuşu eğitmek
gerekir. Kendine has özelliği olan bu kuş türünde su içme alışkanlığının
olmadığı, tamamıyla taze etle beslendiği, su ihtiyacını yediği taze etten
karşıladığı avcılar tarafından bilinmektedir. Ğaço
kuşu, itina ile hazırlanmış ince düzgün sopaya iple bağlanır. Sopanın diğer
ucuna günlük taze et sıkıca sarılır. Avcı, kuşu et üstünde oynatarak
hareketini artırıp eğitir. Bilahare, üzerine dalış yapıp yem olacağı atmacayı
görmemesi için iki gözünün yanına ince meşin kapak yapıştırılır. Bu iki safhadan sonra, asıl olan
atmaca kuşunu yakalama safhası daha da meşakkatli ve güç bir iştir. Göçmen bir kuş olan atmaca, Ağustos
ayı sonlarında göçe başlar. Geçit verdiği yüksek tepe noktalar, aile geleneği
ile sahiplenmiş yerler avcılar tarafından bilinmektedir. Bu noktalarda siperler hazırlanır.
Avcılar, günlerce besleneceği yiyecek ve içeceklerini stok eder. Atmaca
yakalamak için hazırlanan Mosa denilen özel ağlar getirilir ve Ğaço kuşu elinde
günlerce masmavi gökyüzünde atmaca kuşunu bekler. Atmaca kuşunu gözleyen
avcı, kuşun gelişinde; ağın önünde özel sopa üzerine uzunca iple bağlı
eğitilmiş Ğaço kuşunu sopayı oynatarak hareketlendirir. Ğaço kuşu havada
oynaşır durur. Gözü dönmüş atmaca kuşu, havada oynayan kuşu gördüğünde onu
yakalayıp iştahla yemek için kurşun hızıyla kuşa doğru gelmeye başlar. İşte
bu aşamada avcının heyecanı doruk noktaya ulaşmıştır. Ağı önünde Ğaço kuşu
sürekli hareketli halde tutulur. Canavarlaşmış hale gelen atmaca, hızla kuşa
saldırır. O anda kurulu ağ boşalır ve atmaca tuzağa düşer. Yakalanan atmaca
avcı tarafından heyecanla ağdan çıkarılır. Avcı kuşu derhal incelemeye alır,
zira avcı için atmacanın dişisi önemlidir. Şayet yakalanan kuş erkek ise
hayal kırıklığına uğrayan avcı tarafından yeniden doğaya salıverilir. Bu şekilde hareketli, gaga ve pençesi
keskin kuşun takribi ağırlığının 200- Dişi olarak yakalanan atmacanın
öncelikle insana ayrıca 3-4 gün içinde yumurta yemeye alıştırılması gerekir. Atmaca kuşu, özel olarak hazırlanmış
ayak bağı ip ayağına bağlanarak eğitilir. Avcı sağ bileğine oturttuğu kuşun
keskin pençesinden elini korumak için meşinden yapılmış bileklik takmak
zorundadır. Atmaca meraklısının en büyük zevki, kuşu bileğine oturtup
dolaşması keyfidir. Atmaca mevsiminde dedelerinden miras
kalan dağ, zirve geçiş noktaları (Skence) herkes tarafından bilinir. Bu
yerlere kesinlikle bir başkasının gitmesi mümkün değildir. Genelde diğer
avlarda olduğu gibi atmaca avcılarının da, avda geçen günleri birbirlerine
anlatmaları ayrı bir zevktir. Atmaca avının son safhası eğitilen
atmaca ile bıldırcın avı yapmaktır. Ayağında uzun lastik çizme, başında bere,
avcı kıyafetiyle; sağ elin avuç içinde atmaca, sol elinde düzgün bir sopa,
yanında eğitilmiş av köpeğiyle çalılıklar arasında av yapan Doğu Karadenizli
avcının keyfine diyecek yoktur. Çalılıkların dibini koklayarak bıldırcını
havaya kaldıran köpek , sahibine görev yapma mutluluğunu ifade eder. Avcı,
havalanan bıldırcının mahzun bakışıyla derhal avucunda tuttuğu atmacayı
salıverir. Atmaca hiç fırsatını kaçırmadan etini çok sevdiği bıldırcını
hışımla yakalayıp pençesine alır, kanatlarıyla yerde sarıp üstüne oturur.
İşte o anda yakın mesafede bulunan avcı koşarak yaralı bıldırcını atmacanın
pençesinden alıp derhal keserek av torbasına atar. Vakit kaybetmeden
atmacasını avuçlayıp avına devam eder. Doğu Karadeniz sahil bölgesi
insanlarında atmaca tutkusu çok ileri derecededir. Bu tutkuyu anlatmak için
halk arasında anlatılıp gülünen çok fıkra vardır. Bunlardan biri şöyledir: Rus sınırına yakın Karadenizlinin
biri, atmacayı bıldırcının üzerine salmış, atmaca bıldırcını kaptığı gibi Rus
sınırından 1,5 - “—Rus hududunun nereden başladığını
bilmiyor musun?” Avcının Rus’a cevabı: “—Atmaca zamanında Lazın hududu
yoktur.” İşte bu fıkra, Doğu
Karadenizlinin atmaca merakını çok daha iyi ifade etmektedir. |
|
|
Yazarın
diğer yazıları: Arhavi'de Orci ve Orcai Köylüleri |