MAĞAZBERT'Lİ HATUNOĞULLARI (HATİNOĞULLARI)

Şinasi HATİNOĞLU (*)


 

Hatinoğlu (Hatunoğlu) ailesinin tarihçesi hakkında önceki yıllarda "www.hamsi.org" sitesinde yayınlamış olduğum yazının, ailemiz mensupları tarafından ilgi ve alakayla takip edilmesi beni mutlu etmiştir. Bu defa, aynı tarihi olayı yeni kaynak, bilgi ve görüşlerle yeniden sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hatunoğlu (Hatinoğlu) ailesi, 1392 tarihli Akkoyunlu Türkmen hanedanına dayanan Kars ilinin en eski ailesidir. Bu ailenin, günümüzde üniversitelerde araştırma tezi olarak inceleme konusu olması gurur verici bir durumdur.

KTÜ Giresun Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Araştırma Görevlisi Sn. Oktay Kahraman Bey'in, yüksek lisans tezi olarak "Kurt İsmail Hakkı Paşa'nın Diyarbekir Valiliği 1868-1875 yılları" konusunu araştırması ve yayınlaması, ailemiz tarihçesini bilimsel bir ortama götürmüştür.

Hatinoğlu (Hatunoğlu) ailesinin tarihi menşei hakkında İspanyol elçisi KLAVIYO'nun tanıklığından başka, Osmanlı Arşivlerindeki Tahrir Defterleri kayıtlarında ailemiz hakkında önceki yıllarda yayınlanan bilgiler bu ananeyi doğrular durumdadır.

KLAVİYO şöyle ifade etmektedir: "İlk Revan Eyaleti Tahrir Defteri olan H.999 (1591) tarihlisi bu eyaleti teşkil eden 27 nahiyeden 13. sırada yazılan Nahiye-i Mevazi'i KHATUN Oğlu Mustafa Ağa'nın Hıristiyanlara çok iyi muamele edip, Kilise'ye bile yardım yaptığı anlatılıyor."

30 Mayıs 1404 tarihinde Iğdır'ı ziyaret eden KLAVİYO, ailemiz hakkında tarihi belge sayılacak önemli bilgiler vermiştir. "Timur Devrinde Kadisten Semerkand'a Seyahat" isimli eserinde şu bilgiyi vermektedir:

"Ertesi gün, Cuma günü 30 Mayıs 1404, Semerkand'dan hareket ederek ilerledikten sonra bir kaya üzerine kurulmuş kaleye tesadüf ettik. Kale bir kadın tarafından işgal edilmişti. Dul olan bu kadın, Kalenin sahibesi idi. Kendisi Timur'a vergi veriyordu. Eskiden bu kale eşkıya barındırmaktaydı. Bu eşkıya gelen geçen yolcuları soymakla geçiniyordu. Timur bu kalenin yanından geçiyorken oraya hücum ederek kaleyi zapt ettikten sonra, eşkıya barındırmaması için bütün kapılarını kaldırmış, bir daha buraya vardığımız zaman Kalenin hiç bir kapısı yoktu. Buranın ismi Iğdır'dır. Ararat (Ağrı) dağının ucunda duran bu kale tam Hazret-i Nuh tarafından inşa olunan geminin tufanda durduğu yerdir. (Klaviyo'nun büyük ihtimalle İspanya'dan seyahatinin amacı, Nuh'un gemisini aramaktı.)

Bu dağ da, Trabzon'dan beri görülen dağlar gibi çırılçıplaktır. (Klaviyo demek ki Trabzon istikametinden gelmiştir.) Iğdır kalesinin hakimesi olan Kadın, bize fevkalade misafirperverlik göstermiş, bizi o gece misafir etmiş ve bütün ihtiyaçlarımızı temin etmiştir."

Değerli tarihçi, mümtaz insan, Prof. Dr. Fahrettin M. KIRZIOĞLU, Kars Tarihi I. Cilt 480. sayfa 104. dipnotunda, idari ve askeri yönüyle Türk tarihine mal olmuş olan Kurt İsmail Paşa'yı anlatırken, O'nun mensubu olduğu Hatunoğlu (Hatinoğlu) ailesini yeni nesillere ebedi örnek olacak şu açıklamayı yapmaktadır:

"1404 yılında Iğdır'da yerleşik kale hakimesi olan Hatun Hatunoğlu (Hatinoğlu) ailesinin NİNELERİ olduğudur.

An'aneye göre, bugün Arpaçay'ın sağında MAGAZBERD kalesindeki süslü HATUN kümbetinde yatan ve Hatunoğlu'larına soyadı veren NİNELERİ ile bunun Kocası, kalabalık bir oymaktır. Kars topraklarının Toktamış ordusuyla Kırım'dan geldikleri, buraları yurt edindikleri, sonradan İran Padişahı (Temur) bir gün ordu ile gelerek buraları almış ve kendisine karşı koymaları üzerine Kırım padişahının buradaki beyleri ile bütün erkek çocukları bile kılıçtan geçirmiş ve erkek soylarını kesmiş. Bu beyler ailesinden ancak hamile olan KHATUN (Hatun) ile bir de Trabzon'a kaçabilen MURADHAN (Murathanzadeler) adlı bey sağ kalabilmiş. Sonradan bütün oymağın baş tacı edip büyük tanıdığı bu hamile Hatun da Kars'ın Suregel ve Magazberd - Digor beylerinin babası doğmuş. (Vatan haini bölücüler tarafından evinin kapısında şehit edilen ve yakın ilişkim olan cesaret ve kahramanlık timsali Digor eski Belediye Başkanı İsmet Hatunoğlu'nu rahmetle anıyorum.) Şah'ın adamlarının korkusundan dipte bucakta saklanarak büyütülmüş. Herkes bu öksüz bey oğluna, babasız büyüdüğü için KHATUN - KHATUNOĞLU yani Hatunoğlu demiştir. Bu yüzden bey çocuğundan doğanlara da bu aile soyadı olarak HATUNOĞLU denmiştir. Trabzon'daki Bey de bu aile mensuplarının amcasıdır. Trabzon ilinin en büyük ailesi MURATHANZADE'ler, Hatunoğlu (Hatinoğlu) ailesi mensupları bu ananeye bağlı olarak birbirlerine amca oğulları sayıldığı."

Hatunoğlu ailesinin en büyük şahsiyetlerinden biri Kurt İsmail Hakkı Paşa, 1818 yılında Kars ilinde doğmuştur. Osmanlı -Rus 1877-1878, İran 1841, Kırım 1853 savaşlarına katılmış 1876 yılında Erzurum, 1868-1875 tarihleri arasında Diyarbakır Valiliği yapmış olan Kurt İsmail Hakkı Paşa Osmanlı Devleti'nin askeri ve mülki idaresinde başarılı hizmetler vermiştir. 16 yaşında Devlet memurluğuna başlayıp ömrünün sonuna (60 yaşına) kadar Devlet hizmetinde olmuştur.

Kurt İsmail Hakkı Paşa döneminin Padişahı Sultan II: Abdulhamid'in sevdiği ve takdir ettiği devlet adamıdır. Hatta 22 Şubat 1897 tarihinde vefatında Padişah cenaze masraflarını, O'na karşı ilgi ve alakasını ispat etmek için Hazine-i Hassadan karşılanması için yaverini cenaze alayına da göndermiştir.

Prof. Fahrettin M. Kırzıoğlu Kars Tarihi I. cildinde şöyle tanıtır: "Azılı ve asi eşkıyayı kurnaz usullerle yakalayıp etkisiz hale getirmesi nedeniyle, Kurt lakabının takıldığı", tarihçi Mehmet Süreyya eserinde, İsmail Hakkı Paşa'ya Kurt lakabı takılmasının halk arasında sevilmesi ve ıslah çalışmasında yaptığı kurnazlıktan ileri geldiği şeklindedir.

Atatürk Üniversitesi tarih bölümü bilim dalı öğretim üyesi Prof Dr. Enver Konukçu'nun naklen verdiği bilgiye göre HATUNOĞLU (Hatinoğlu) ailesinin tarihi ilk yerleşim yerini şöyle ifade etmektedir:

"Kars'ın doğusunda ANI harabelerinin yer aldığı düzlüğe ŞURENGEL denilmektedir. Burada Vezinköy, Yahni tepeleri, Başgedikler, Anı ve Magazberd Hatunoğullarının ilk yerleşim kurdukları ve daha sonra Kars havalesine dağılmış oldukları, Üçbölük Köyüne ve Arpaçay'a yakın dik bir kayalık zemin üzerinde kaleye sahiptir.

Magazberd Harabeleri, bir vadi içinde Arpaçay'ın ve kalenin batısında yer almaktadır. Kuzeyinde kireçli arazilerin aşınması ile peribacaları meydana gelmiştir. Şu anda herhangi bir yerleşme izine ve hayatiyete rastlanmamaktadır. Hazine arayıcıları tarafından yer yer tahrip edilmiştir. Hatunoğullarına ait olduğu görülen türbenin sadece temelleri kalmıştır.

Magazberd, Ermenistan sınırına yakındır. Ahalisi muhtemelen Üçbölük Köyünde yaşamaktadır."

Hatunoğlu (Hatinoğlu) ailesinin tarihi geçmişini kaynak eser ve ifadelerle sıralarsak:

a-İspanyol Seyyah KLAVİYO'nun 1404 yılında yaptığı Iğdır seyahatname bilgileri.

b-Prof. M.Fahrettin KIRZIOĞLU'nun 1953 Kars tarihi Cilt I, 480.sayfa.

c- Prof. M.Fahrettin KIRZIOĞLU'nun 1997 yılı Rize konferansı. "Doğu Karadeniz'in Türklüğü." Halka açık olan konferansta ailemiz hakkında ifadeleri aynen şöyledir: "Artvin ilinde ikamet eden Hatinoğlu ailesinin, Kars ilinde ikamet eden Hatunoğlu ailesiyle aynı soydan geldikleri, sahile inen ailenin bölgede asimile olduğu."

d-Erzurumlu yazar Sn. Hilmi Göktürk'ün "Anadolu'nun Taşında Toprağında Türk Mührü" adlı eseri.

e-K.T.Ü. Giresun Eğitim fakültesi Araştırma Görevlisi Sn.Oktay Kahraman'ın "Kurt İsmail Hakkı Paşa'nın Diyarbekir Valiliği" Yüksek Lisans tezi.

Bu mümtaz şahsiyetler, Kars ilinde ikamet eden Hatunoğlu ailesi mensuplarıyla Artvin ilindeki Hatinoğlu ailesinin aynı soya mensup oldukları görüşünde birleşmişlerdir.

Prof. M.Fahrettin KIRZIOĞLU ile yakın diyalogu olan merhum dayım Rüştü Hatinoğlu'nun, "Hatinoğlu Ailesi Tarihçe" adlı kitabında olduğu gibi, bana defalarca anlattığı ailemiz tarihçesi hikayesi aynen çakışmaktadır.

Çoruh vadisinden sahile inen Hatun ninenin bir soyu buraya geldiklerinde de, Hatunoğlu yani öksüz yetim çocuğu olarak anılmıştır. Ancak, Hatun lakabıyla anılmaları burada yerleşik halk arasında dul kadının çocukları şeklinde alay konusu edildiği, bu nedenle Kars ilinden beri taşıdıkları Hatunoğlu lakabını çevrede yerleşik halkın mahalli lisanına uyumlu olarak Hatun kelimesinin (u) harfi (i) ye dönüştürüp Hatin şekline getirdikleri ve farkın buradan doğduğu anlaşılmaktadır.

Bu değişim tamamiyle önceden çevrede yerleşik halkın aşağılamaları maksadına bağlıdır. Esas itibariyle bunca araştırmalarıma, edebiyatla uğraşan bilim adamlarına sormama rağmen, HATİN kelimesinin net bir kelime anlamını bulamadım ve olmadığı kanaatine vardım.

O halde tarihi gerçeği bir kez daha duyurmada fayda var diye düşünüyorum. Artvin ili ve Kars ilinden ülke geneline yayılan Hatunoğlu-Hatinoğlu aile fertleri, tek bir aile olarak Hatun Ninenin torunları oldukları net olarak ortadadır. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de, her iki ailenin mensupları, buluştukları anda, amca çocukları olarak kucaklaşmaktadırlar ve bu durum yukarıda ifade edilen gerçeği doğrulamaktadır.

Çoruh vadisini takip ederek sahile inen Atalarımız, sahilde sıtma hastalığı ile denizden gelen korsanların zulmüne karşı, tek çare olarak sahilden 20 km içeride ilk olarak Başköy'e yerleşmiş ve hayvancılıkla geçinmişlerdir. Bilahare ailenin bir kısmının halen ikamet ettiği Dülgerli (POTOCUR) Köyünde yerleşilmiş, aile nüfusunun artması sonucu ESKUVAT tepesini aşılarak ve tamamiyle ormanlık alan temizlenerek Üçırmak köyünde bugünkü Hatinoğlu mahallesinde düzenli ve sürekli olarak ikamet edilmiştir. Bu ifadeler ailenin büyüklerinden bize kadar intikal eden ciddi ve net bir bilgidir.

Bu tarihi seyir içinde ömür süren ecdadımızın tek geçim kaynağı, keçi ve koyun beslemesi şeklinde hayvancılık mesleği olmuştur. Günümüzde de, az dahi olsa geleneksel Ata mesleğini yürüten aileler vardır.

Cumhuriyetin ilanı ile birlikte soyadı kanunu çıkana kadar ailemizin soyadı olarak HATİNOĞLU    soyadını kullandıkları bilinmektedir. Soyadı kanununun getirdiği "oğlu" ekini yasaklama ile birlikte, ailemizin büyük çoğunluğu "YILDIZ" soyadını almış, kısmen ABAY, ÇETİNTAŞ gibi soyadı taşıyanlar da olmuş ve günümüzde de devam etmektedirler.

Bugün ise, haddim olmayarak tüm ailemiz mensuplarına seslenmek istiyorum. Böylesine engin ve temiz tarihi geçmişe sahip olan Hatinoğlu ailesi mensuplarının, olağanüstü şartlarda değişen soyadlarını, bilahare normalleşen şartlarda aslına dönerken, ara döneme bağlı kalarak muhafaza etmeleri ve ayrı soyadı taşımaları anlamsızdır diye düşünüyorum.

Geliniz Kars-Artvin illerindeki Hatun ninenin evlatları, Hatinoğlu-Hatunoğlu soyadlarında birleşelim.

Geliniz Hatunoğlu-Hatinoğlu can kardeşleri, var mısınız, ANI Harabeleri'nin yer aldığı ŞUREGEL düzlüğünde, MAGAZBERD Harabeleri arasında, HATUN Nine'mizin eteklerinde diz çöküp, HATUNOĞLU KURULTAY OTAĞINDA buluşalım. Ecdadımıza dua edip yeniden bir olup bütünleşelim, KAYNAŞALIM!

Kalbî sevgi ve muhabbetlerimle... (13 Nisan 2004 - RİZE)

 

Adres: Çaykur Genel Müdürlüğü - RİZE

Tel:   Ev: 0.464.213 22 06

        İş : 0.464.213 06 11

        Cep: 0542.531 05 64

 

Yazarın diğer yazıları:

Evim

Guguk Kuşu (Guguli)

Atmaca ve Atmaca Avcılığı

Arhavi'de Orci ve Orcai Köylüleri

Hatinoğlu (Hatunoğlu) Ailesinin Tarihçesi

Örnek İnsanı Anarken

O Kafa ve İhanet Haritası