O KAFALAR VE İHANET HARİTASI
Şinasi
HATİNOĞLU (*)
|
|
İnsanlığın mutluluğu ve refahı için kullanılması gereken,
çağımızın en önemli icadı İNTERNET'i sözde harita ile kirletenlere bir kaç
sözüm var. Arhavi ilçesi Üçırmak Köyünden, ana
dili Lazca olan, Türk olmaktan gurur duyan, ülkenin birliği ve bölünmez
bütünlüğüne hassasiyetle bağlı, Türk vatandaşı olarak ihanet haritasıyla
Misak-i Milli hudutlarımıza dil uzatan, yöremiz insanlarını Ülkemize karşı tarihi
emelleri olan Gürcü ve iffetsiz Megrellerle eş tutan İHANET ŞEBEKELERİNİ
şiddet ve nefretle kınıyorum. Sözde Forum adı altında bölücülüğe
çanak tutan bazı yöre insanlarının davranışları üzücü ve düşündürücüdür.
Lazca konuşan bu insanların, bu temiz vatan toprağına sızan Gürcü veya Ermeni
komitacılar olduklarına şüphe yoktur. Hiç bir bölge insanı bu derece çarpık
zihniyet içinde olamaz. Amerika'da sözde Ermeni katliamı
görüşülürken, iş aleminin reklam desteğiyle yayınlanan bölücü ve aşağılayıcı
ifadelerle dolu Karadeniz Turizm Rehberi kitapçığının yayını devam ederken,
internet ekranlarını kirleten pervasız harita ile aynı anda ülkemize karşı bu
sinsi savaşın başlatılması anlamlıdır. Türk Milleti bunları gayet iyi tanır,
serhat kentlerinde yaşayan yöre insanlarımız tarihi düşmanları ve onların
emellerine karşı her zaman duyarlıdır. Dış güçlerin içimizdeki uzantıları
onların paralı askerleri bunu çok iyi bilirler. Halkımız, bu ihanet
şebekelerine geçmişte olduğu gibi günümüzde de gerekli dersi vermeye
hazırdır. Karadenizli hiç bir zaman bu ve
benzeri oyunlara itibar etmemiş, bunlara gerekli dersi gecikmeden vermiştir.
Milli Mücadele Kahramanları; Topal Osman'ı, Kayıkçı Kahya Yahya'yı, İpsiz
Receb'i onlar çok iyi bilirler. Çünkü bu kahramanlar, karada ve denizde
ihanet yuvalarına gerekli dersi vermişlerdir. 1970'li yıllarda Doğu Karadeniz
sokaklarını "KÜRDARA AZADİ" afişiyle kirletip, APO canavarını
yaratan bu kirli kafalardır. Şimdi ihanet haritası ile, yöre insanını Gürcü -
Megrel benzetme adiliğiyle aynı oyunun içinde oldukları net olarak
görülmektedir. Aziz vatanımızın her tarafını köstebek
misali eşeleyip bölücülüğe çanak tutan, kin ve kan kusan bu malum zihniyetin
bölgemize el atma cesaretini göstermeleri hayret vericidir. Sözde Lazca konuşan Marksist örümcek
kafalı bazı yöre insanları da, Devletin tüm imkanlarını kullanıp gelişigüzel
yerlerde sapık düşüncenin propagandistleri, Ermeni, Gürcü - Megrel
emellerinin maalesef takipçileridir. Ulu Önder Atatürk'ün çizdiği Misak-i
Milli sınırları içinde yaşayan, kendini Türk olarak kabul edip, Türk olarak
hisseden her vatandaşımız öz-be-öz Türk'tür. Aksini düşünenler, Atatürk'e ve
Türkiye'ye düşman olmanın yanında dış güçlerin de aletidirler. Zaman zaman
ülkemizin birliğini ve huzuru bozucu senaryolar, dış güçler veya onların
içteki uzantıları tarafından sahneye konulmaktadır. Milli Eğitim camiasından kovulma,
Arhavili bitişik köylüm ve sözde hemşerim Fahri Karaman diye bilinen
Marksist, 60 yaşından sonra Lazca Lügat hazırlayıp, soyadını Lazoğlu olarak değiştirmiş.
Şimdi bu kişi, bölücü harita çıkaranlarca baş tacı ediliyor. İşte bu tür
davranışların sebebi şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bu ve benzeri kafa yapısına sahip
insanlar içinden çıksa da, onlara hiç bir Arhavili itibar etmemiştir. O
zihniyete karşı utanç duyarak gerekli tepkisini hep göstermiştir. Lazca'yı kirleten zararlı Forum
sahipleri, ne bölücü haritanıza ne de bölücü benzetmelerinize Lazca konuşan
insanımız itibar etmeyecektir. Bu ihanet haritasının çizilmesi, yöre insanına
Gürcü ve Megrel benzetmeleri yapılması, insanlarımızı derinden yaralamış ve
incitmiştir. Doğu Karadeniz yöresinde yaşayan ve
Lazca konuşan kendini bilmez bazı insanlar, bir başka yurt arama ihtiyacı
duyabilirler. Onların vatan anlayışı elbette bizden farklıdır. Ancak, onlara
tavsiyem; her zaman özlemini duydukları şimdiki enkaz rejimlerin topraklarına
gitmeleridir. Zira artık kapılar açıktır, gitmelerine bir engel yoktur.
Fakat, "cennet" diye beyin yıkadıkları ülkelerin sahnesinde; açlık,
sefalet, mafya ve fuhuş bataklığından başka ne göreceklerdir? Başlarını kuma sokup, başkalarının
beyinleriyle hareket edenlerin, tarih araştırmacılarımızın bilimsel incelemelerini
kabul etmeleri daha uygun değil mi? Türk Tarih Kurumu üyesi, araştırmacı
tarihçimiz Prof. Dr. Fahrettin Kırzıoğlu'nun Rize ve Arhavi'de vermiş olduğu
geniş katılımlı "Doğu Karadeniz'in Türklüğü" ile ilgili konferans
metnini, aynı tarihçimizin 1970 yılı doktora tezi "Lazlar ve
Çanarlar" isimli kitabını incelemelerini tavsiye derim. Bu tarihçimizin bilimsel verilere
dayalı görüşü bilim camiası tarafından kabul görmüştür. Laz olarak
adlandırılan Karadeniz insanlarının Turani ırka mensup öz-be-öz Türk
oldukları tartışmasızdır. Konuşulan Lazca dilinin, kısmen Kafkas halkları
mahalli dilleri ile, Türkçe, Farsça Arapça dillerinin etkisiyle ortaya çıkan
yöresel folklorik bir dil olduğu gerçektir. Malum çevrelerin benzetmeye
çalıştığı Megrelce ile anlaşılabilir dil benzerliği yoktur. Acaristan'da
Lazca konuşan halk ile Megrellerin, dil, din ve gelenek olarak tamamıyla
farklı oldukları bilinmektedir. Devletimizin ilgili birimlerinin,
İnternette de olsa bu sinsi ihanet şebekelerine karşı hassas olduklarına
şüphe yoktur. Bu yörede doğup yaşayan bir yöre ferdi olarak tepkim, Ülkemin
birliği ve bütünlüğüne karşı hassas oluşumdandır. Köhnemiş rejimin fosilleşmiş
kalıntıları, dış güçlerin satılmış uşakları, çağımızın önemli icadı
İNTERNET'in beyaz sayfasını da bir daha KIZIL ve KARA zihniyetle
kirletmesinler. Kirlettikleri ekrandan İHANET KARİTASI pisliğini derhal
temizlesinler. ------------------------------------------- (*) Şinasi HATİNOĞLU, Arhavi ilçesinin Üçırmak
Köyü'ndendir. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde uzun süre Fabrika Müdürlüğü
ve bir ara Genel Müdür Yardımcılığı yapmış ve halen aynı kurumda Müşavir
olarak görev yapmaktadır. |